Kediniz zaman zaman yere çömelip boynunu öne uzatıyor ve öksürür gibi sesler çıkarıyorsa, çoğu kişinin aklına ilk gelen şey tüy yumağıdır. Ancak bu görüntü, her zaman sindirim sisteminden kaynaklanmaz. Kedilerde astım, hava yollarının iltihaplanması ve daralmasıyla ortaya çıkan, sık rastlanan bir alt solunum yolu hastalığıdır. Hafif seyreden dönemlerde fark edilmeden ilerleyebilir, ağır bir atak sırasında ise kedinin hayatını tehdit edebilir.
Bu rehberde kedilerde astımın ne olduğunu, hangi kedilerin daha yatkın olabileceğini, olası tetikleyicileri, belirtileri ve astımın benzer tablolar oluşturan başka sorunlardan nasıl ayrıldığını anlatıyoruz. Ayrıca veteriner hekimin teşhis sürecini, tedavi seçeneklerini, kriz anında yapılması gerekenleri ve astımlı bir kedinin evde bakımını ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Önemli not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner hekim muayenesinin yerini tutmaz. Kedinizde ağız açık soluma, belirgin nefes alma güçlüğü ya da dilde ve diş etlerinde morarma görürseniz hiç vakit kaybetmeden en yakın veteriner hekime başvurun.

Kedilerde Astım Nedir?
Kedilerde astım, akciğerlere hava taşıyan küçük hava yollarının (bronş ve bronşçukların) kronik iltihabıyla seyreden bir hastalıktır. Bu iltihap, hava yollarını hassas ve tepkisel hale getirir. Hassaslaşan hava yolları, solunan bazı maddelere ya da başka uyaranlara aşırı tepki verebilir. Sonuçta hava yolları daralır, nefes almak ve özellikle nefes vermek zorlaşır.
Astım, kedilerde görülen alt solunum yolu hastalıklarının en bilinenlerinden biridir. Veteriner kaynaklarında astım ve kronik bronşit genellikle "kedilerde alt solunum yolu hastalığı" başlığı altında birlikte ele alınır. Bunun nedeni, iki tablonun belirtilerinin büyük ölçüde örtüşmesidir.
Hastalık çoğunlukla kronik bir seyir izler. Bazı kedilerde belirtiler aylarca hafif kalır ve yalnızca ara sıra öksürükle kendini gösterir. Bazı kedilerde ise belirtiler giderek sıklaşır ya da ani ve ağır ataklar ortaya çıkar. Astım genellikle tamamen ortadan kalkmaz, ancak doğru tedavi ve ev düzenlemeleriyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.
Astım Atağı Sırasında Hava Yollarında Ne Olur?
Astımlı bir kedinin hava yollarında aynı anda birkaç değişiklik gerçekleşir:
- İltihap: Hava yollarının iç yüzeyinde iltihap hücreleri birikir. Kedilerde astımda bu hücrelerin önemli bir kısmı, alerjik tepkilerde rol oynayan eozinofillerdir. Bu iltihap, hava yolu duvarının şişmesine ve kalınlaşmasına yol açar.
- Kas kasılması (bronkokonstriksiyon): Hava yollarının çevresindeki düz kaslar kasılır ve hava yolunun çapı daralır.
- Mukus artışı: Hava yolları normalden fazla ve daha yoğun mukus üretir. Bu mukus, zaten daralmış olan hava yollarını daha da tıkayabilir.
Bu üç değişiklik bir araya geldiğinde hava akciğerlere girmekte ve özellikle akciğerlerden çıkmakta zorlanır. Kedi nefes vermek için karın kaslarını daha çok kullanır, hırıltı duyulabilir, öksürük başlayabilir. Ağır bir atakta kedi yeterince oksijen alamaz.
Atakların arasında kedi tamamen normal görünebilir. Ancak iltihap çoğu zaman belirti olmayan dönemlerde de sessizce devam eder. Tedavinin ataklar geçtikten sonra da sürdürülmesinin önemli bir nedeni budur.
Astım ile Kronik Bronşit Arasındaki Fark
Kedilerde astım ve kronik bronşit, ikisi de alt hava yollarını etkileyen ve öksürükle seyreden hastalıklardır. Genel bir çerçeve çizmek gerekirse:
- Astımda iltihabın alerjik bir tepkiyle ilişkili olduğu düşünülür. Hava yollarının kasılıp daralması belirgindir ve bu daralma ilaçla büyük ölçüde geri döndürülebilir. Ani nefes darlığı atakları daha sık görülür.
- Kronik bronşit ise hava yollarında uzun süreli iltihap ve yapısal değişikliklerle seyreden, belirtileri astımla örtüşebilen bir hastalıktır. Ön planda genellikle süregelen öksürük vardır. Hava yolu duvarlarındaki değişiklikler zamanla kalıcı hale gelebilir ve hava yolu daralması astımdaki kadar kolay geri dönmeyebilir.
Ancak bu ayrım kâğıt üzerinde göründüğü kadar net değildir. İki hastalığın belirtileri büyük ölçüde örtüşür, aynı kedide her ikisinin özellikleri bir arada bulunabilir. Belirtilere bakarak hangisinin söz konusu olduğunu söylemek çoğu zaman mümkün değildir. Kesin ayrım için bazı kedilerde hava yolu örneklemesi gibi ileri tetkikler gerekebilir, bazı kedilerde ise kesin bir ayrım yapılamayabilir. Neyse ki tedavi yaklaşımları birbirine oldukça benzer olduğundan, bu belirsizlik kedinin tedavisini çoğu zaman olumsuz etkilemez.
Hangi Kediler Astıma Daha Yatkındır?
Astım her yaştan ve her ırktan kedide görülebilir. Bununla birlikte bazı gruplarda daha sık karşılaşıldığı bildirilmektedir:
- Genç ve orta yaşlı kediler: Astım çoğunlukla genç yetişkin ve orta yaşlı kedilerde teşhis edilir. Belirtilerin çoğu zaman 2 ile 8 yaş arasında başladığı belirtilir. Ancak daha genç ya da daha yaşlı kedilerde de görülebilir.
- Siyam ve Siyam kökenli ırklar: Bazı çalışmalarda Siyam kedilerinde astımın daha sık görüldüğü bildirilmiştir. Bu, söz konusu ırktaki her kedinin astım olacağı anlamına gelmez. Diğer ırklarda ve melez kedilerde de astım sık rastlanan bir hastalıktır.
- Fazla kilolu kediler: Fazla kilo, göğüs kafesinin ve akciğerlerin hareketini zorlaştırarak solunum yükünü artırır. Kilo fazlalığı astıma doğrudan neden olmasa da belirtileri belirginleştirebilir.
- Tahriş edici maddelere sık maruz kalan kediler: Evde sigara içilmesi, tozlu ortam ya da yoğun koku kullanılan yaşam alanları solunum yollarını tahriş edebilir.
Risk grubunda olmak, kedinizin mutlaka astım olacağı anlamına gelmez. Ancak bu gruplardaki kedilerde tekrarlayan öksürük ya da hırıltılı nefes görüldüğünde astımın da akla getirilmesi gerekir.
Kedilerde Astım Neden Olur? Tetikleyici Etkenler
Kedilerde astımın kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. En çok kabul gören görüş, solunan bazı maddelere karşı bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi ve bunun hava yollarında kronik iltihaba yol açmasıdır. Genetik yatkınlığın da rol oynadığı düşünülmektedir.
Tetikleyiciler konusunda bilinmesi gereken en önemli nokta şudur: Tetikleyiciler kediden kediye değişir. Bir kedide belirtileri belirgin biçimde artıran bir etken, başka bir kedide hiçbir etki göstermeyebilir. Bazı kedilerde ise net bir tetikleyici hiçbir zaman belirlenemez. Aşağıda sıralanan etkenler, olası tetikleyiciler ve solunum yollarını tahriş edebilecek maddeler olarak değerlendirilmelidir.
Kedi Kumu Tozu
Kedi her tuvalete gittiğinde kumu eşeler ve yüzü kuma oldukça yakın olur. Toz yapan kumlar, her tuvalet ziyaretinde kedinin doğrudan ince partiküller solumasına yol açabilir. Kumu kaba dökerken ve karıştırırken havaya kalkan toz da ortamda bir süre asılı kalır. Bu toz, solunum yollarını tahriş edebilir ve hassas kedilerde öksürüğü artırabilir.
Bu nedenle astımlı ya da öksürük şikâyeti olan kedilerde tozu az olan ve parfüm içermeyen kumların tercih edilmesi sıkça önerilir. Kumu kaba dökerken yavaş ve alçaktan dökmek, kumu karıştırırken ani hareketlerden kaçınmak da havaya kalkan toz miktarını azaltır. Farklı yapıdaki seçenekleri kedi kumu kategorisinde karşılaştırabilirsiniz. Kum değişikliğini, kedinin yeni kumu kabul etmesi için birkaç gün içinde eski kumla karıştırarak kademeli yapmak, tuvalet alışkanlığında sorun yaşanmasını önler.
Sigara Dumanı ve Ev İçi Hava Kirliliği
Sigara dumanı, solunum yollarını tahriş eden en güçlü etkenlerden biridir. Kediler gününün büyük kısmını yere yakın yüzeylerde ve evin içinde geçirdiği için dumandan uzaklaşma şansları sınırlıdır. Ayrıca dumandaki partiküller tüylere ve eşyalara yapışır, kedi tüylerini yalarken bunlara da maruz kalır.
Sigara dumanının yanı sıra soba ve şömine dumanı, mutfakta yoğun buhar ve yanık kokusu, tütsü ve mum dumanı da hassas kedilerde solunum yollarını tahriş edebilir. Astımlı bir kedinin yaşadığı evde içeride sigara içilmemesi ve evin düzenli olarak havalandırılması önemlidir.
Polen, Küf ve Ev Tozu Akarları
İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de polen, küf sporları ve ev tozu akarları gibi alerjenlerin bazı kedilerde astım belirtilerini artırabileceği düşünülmektedir. Bazı sahipler, kedilerinin belirtilerinin belirli mevsimlerde arttığını gözlemler. Ancak bu alerjenlerin her astımlı kedide atağa yol açtığını söylemek doğru değildir. Hangi alerjenin kediniz için önemli olduğunu belirlemek her zaman mümkün olmayabilir.
Nemli ve küf oluşumuna yatkın evlerde nem düzeyini kontrol altında tutmak, halı ve kumaş yüzeyleri düzenli temizlemek, polen yoğunluğunun yüksek olduğu dönemlerde pencereleri uzun süre açık bırakmamak, olası alerjen yükünü azaltmaya yardımcı olabilir.
Parfüm, Oda Spreyi ve Kokulu Temizlik Ürünleri
Aerosol spreyler, oda kokuları, parfümler, saç spreyleri ve yoğun kokulu temizlik ürünleri havada ince partiküller ve uçucu kimyasallar bırakır. Bu maddeler solunum yollarını tahriş edebilir. Kedilerin koku alma duyusu insanlardan çok daha hassastır ve bize hafif gelen bir koku onlar için oldukça yoğun olabilir.
Astımlı bir kedinin bulunduğu odada sprey kullanmamak, temizlik sırasında kediyi başka bir odaya almak ve temizlikten sonra ortamı havalandırmak basit ama etkili önlemlerdir. Kokulu kum ve kum kokulandırıcılarından da kaçınılması önerilir.
Stres ve Ani Ortam Değişiklikleri
Bazı kedi sahipleri, taşınma, eve yeni bir kedi gelmesi ya da yoğun misafir trafiği gibi stresli dönemlerde kedilerinin belirtilerinin arttığını gözlemler. Stresin bazı kedilerde belirtileri kötüleştirebileceği düşünülmektedir. Ancak stresin astıma doğrudan neden olduğu ya da her kedide atak başlattığı kesin değildir. Yine de astımlı bir kedinin yaşamında öngörülebilir bir düzen kurmak ve ani değişiklikleri olabildiğince kademeli yapmak, genel sağlığı açısından da faydalıdır.

Kedilerde Astım Belirtileri
Astım belirtileri hafif ve ara sıra görülen öksürükten, hayatı tehdit eden ağır nefes darlığına kadar geniş bir yelpazede ortaya çıkabilir. Belirtiler bazı kedilerde sürekli, bazılarında ise dönem dönem görülür.
Öksürük: Yere Çömelip Boynunu Uzatma
Kedilerde astımın en sık görülen belirtisi öksürüktür. Öksüren kedi genellikle karakteristik bir duruş alır: Yere çömelir, göğsünü yere yaklaştırır, boynunu ve başını öne doğru uzatır ve kuru, tekrarlayan öksürük sesleri çıkarır. Öksürük birkaç saniyeden bir dakikaya kadar sürebilir.
Bu duruş, kedinin tüy yumağı çıkarmaya çalışırken aldığı duruşa çok benzer. Bu yüzden astım öksürüğü sahipler tarafından sıklıkla tüy yumağı sanılır. Aradaki en önemli fark, tüy yumağında öksürük benzeri öğürmenin sonunda genellikle tüy yumağı ya da sıvı çıkmasıdır. Astım öksürüğünde ise çoğu zaman hiçbir şey çıkmaz. Kediniz sık sık öğürüyor ama hiçbir şey çıkarmıyorsa, bu durum mutlaka veteriner hekime bildirilmelidir. Tüy yumağının nasıl oluştuğunu ve nasıl önlenebileceğini kedilerde tüy yumağı rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.
Öksürük epizotlarını telefonla kaydetmek, veteriner hekimin durumu değerlendirmesi açısından büyük kolaylık sağlar. Çünkü kedi muayene sırasında öksürmeyebilir.
Hırıltılı Nefes
Daralan hava yollarından geçen hava, özellikle nefes verirken ıslık ya da vızıltıyı andıran bir ses çıkarabilir. Bu ses bazen kediye yaklaşınca duyulur, bazen ise ancak veteriner hekimin stetoskopla dinlemesiyle fark edilir. Her astımlı kedide hırıltı duyulmaz. Hırıltının olmaması astımı dışlamaz.
Hızlı ve Zorlanarak Nefes Alma
Astımlı kediler dinlenirken bile normalden hızlı nefes alabilir. Nefes alıp verirken karın bölgesinin belirgin biçimde hareket ettiği görülebilir. Özellikle nefes verme aşamasında kedi karın kaslarını kullanarak havayı dışarı itmeye çalışır. Bu durum, karında her nefeste tekrarlanan bir "itme" hareketi olarak gözlenir.
Hafif dönemlerde kedi yalnızca oyun ya da hareket sonrası daha hızlı nefes alabilir. Ağırlaşan durumlarda ise dinlenme ve uyku sırasında da solunum hızlanır.
Ağız Açık Soluma
Kediler, köpeklerden farklı olarak normalde ağızları kapalı, burunlarından nefes alır. Bu nedenle kedilerde ağız açık soluma olağan bir durum olarak kabul edilmemelidir. Dinlenme sırasında görülen ağız açık soluma acil bir durumdur. Oyun ya da hareket sonrasında ortaya çıkan nefes alma güçlüğü de hafife alınmamalı, veteriner hekime bildirilmelidir.
Ağız açık soluma acil bir durumdur. Kediniz dinlenirken ağzı açık soluyorsa, nefes almak için belirgin biçimde zorlanıyorsa ya da boynunu uzatarak, dirseklerini yanlara açarak nefes almaya çalışıyorsa hiç beklemeden veteriner hekime başvurun.
Halsizlik ve Oyun İsteksizliği
Nefes almakta zorlanan bir kedi enerjisini korumaya çalışır. Daha az oynar, daha çok dinlenir, merdiven çıkmak ya da yüksek yerlere atlamaktan kaçınabilir. Kısa bir oyundan sonra çabuk yorulur ve nefes nefese kalabilir. Bu belirtiler yavaş yavaş geliştiği için "kedim büyüdü, artık eskisi kadar oynamıyor" diye yorumlanabilir.
Dil ve Diş Etlerinde Morarma
Sağlıklı bir kedinin diş etleri ve dili pembe renktedir. Ağır bir astım atağında kedi yeterince oksijen alamadığında dil ve diş etleri mavimsi ya da mor bir renk alabilir. Tıpta buna siyanoz denir.
Dilde ve diş etlerinde morarma hayati tehlike işaretidir. Bu durumda evde başka hiçbir şeyle vakit kaybetmeden kediyi derhal en yakın veteriner kliniğine götürün.
Astım mı, Başka Bir Sorun mu?
Öksürük, hızlı nefes alma ve nefes darlığı yalnızca astıma özgü belirtiler değildir. Kalp hastalıkları, parazitler, enfeksiyonlar, yabancı cisimler ve tümörler de benzer tablolar oluşturabilir. Bu nedenle astım teşhisi, benzer belirtilere yol açan diğer nedenlerin dikkatle değerlendirilmesini gerektirir.
Astım mı, Nezle mi?
Kedilerde nezle, üst solunum yollarını, yani burun, sinüsler, boğaz ve gözleri etkileyen bulaşıcı bir enfeksiyondur. Genellikle virüslerden kaynaklanır. Astım ise alt solunum yollarını etkiler ve bulaşıcı değildir.
İki tablo arasındaki en belirgin fark, belirtilerin yeridir. Nezlede hapşırma, burun akıntısı, gözlerde akıntı ve kızarıklık ön plandadır. Bazı kedilerde ateş ve iştahsızlık da görülür. Astımda ise burun ve göz belirtileri genellikle bulunmaz. Öksürük, hırıltı ve nefes almada zorlanma ön plandadır. Nezle genellikle belirli bir süre içinde geçerken, astım tekrarlayan ve uzun süreli bir seyir gösterir. Nezlenin belirtilerini, bulaşma yollarını ve tedavisini kedilerde nezle rehberimizde ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.
Astım mı, Kalp Hastalığı mı?
Kedilerde kalp hastalığına bağlı kalp yetmezliği, akciğerlerde ya da göğüs boşluğunda sıvı birikmesine yol açarak nefes darlığına neden olabilir. Bu tablo, astım krizine oldukça benzeyebilir. Ancak iki durumun tedavisi birbirinden çok farklıdır. Bu yüzden ayrımın doğru yapılması hayati önem taşır.
Dikkat edilmesi gereken bir nokta şudur: İnsanlardan ve köpeklerden farklı olarak, kalp hastalığı olan kediler genellikle öksürmez. Kalp yetmezliğindeki kediler daha çok hızlı ve zorlanarak nefes alır. Belirgin öksürük, astımı daha çok düşündürür. Yine de bu bilgi tek başına ayrım için yeterli değildir. Veteriner hekim, gerekli gördüğünde kalbi röntgen, ekokardiyografi ve kan testleriyle değerlendirir.
Akciğer Kurtları ve Diğer Olası Nedenler
Astıma benzer belirtilere yol açabilen diğer nedenler arasında şunlar bulunur:
- Akciğer kurtları: Bazı parazitler, salyangoz ya da bunları yiyen kuş ve kemirgenlerin avlanmasıyla kediye geçebilir ve akciğerlerde yerleşerek öksürüğe yol açabilir. Dışarı çıkan ve avlanan kedilerde özellikle akla gelmelidir.
- Kalp kurdu: Sivrisineklerle bulaşan bu parazit kedilerde, astıma çok benzeyen solunum belirtilerine neden olabilir.
- Solunum yolu enfeksiyonları: Bakteriyel ya da viral zatürre öksürük ve nefes darlığı yapabilir.
- Yabancı cisimler: Solunum yoluna kaçan bir ot parçası ya da başka bir cisim ani ve inatçı öksürüğe neden olabilir.
- Tümörler: Özellikle yaşlı kedilerde akciğer ya da göğüs boşluğundaki kitleler benzer belirtilere yol açabilir.
Sık Görülen Bulguların Karşılaştırılması
Aşağıdaki tablo, sahiplerin en sık karıştırdığı durumların genel özelliklerini gösterir. Bu tablo bir tanı aracı değildir. Listelenen bulgular her kedide görülmez ve kesin ayrım ancak veteriner muayenesi ve tetkiklerle yapılabilir.
| Özellik | Astım | Nezle | Kalp Hastalığı | Tüy Yumağı |
| Öksürük | Sık görülür | Daha çok hapşırma görülür | Genellikle görülmez | Öğürme ve kusma görülür |
| Hırıltılı nefes | Görülebilir | Burun tıkanıklığına bağlı ses olabilir | Nadiren | Görülmez |
| Burun ve göz akıntısı | Genellikle yok | Sık görülür | Genellikle yok | Yok |
| Nefes darlığı | Ataklar halinde görülebilir | Genellikle ön planda değildir; ağır veya alt solunum yollarını etkileyen tablolarda görülebilir | Sık görülür | Görülmez |
| Bulaşıcılık | Bulaşıcı değil | Bulaşıcı | Bulaşıcı değil | Bulaşıcı değil |
| Seyir | Tekrarlayan, uzun süreli | Genellikle belirli sürede geçer | İlerleyici olabilir | Ara sıra |
| Sonunda bir şey çıkar mı? | Genellikle hayır | Burun akıntısı | Hayır | Genellikle tüy yumağı veya sıvı |
Kedilerde Astım Nasıl Teşhis Edilir?
Kedilerde astım için tek başına kesin sonuç veren bir test yoktur. Teşhis; kedinin öyküsü, muayene bulguları, görüntüleme yöntemleri ve benzer belirtilere yol açan diğer hastalıkların dışlanmasıyla konur. Veteriner hekim hangi tetkiklerin gerekli olduğuna kedinin durumuna göre karar verir.
Muayene ve Evde Çekilen Videolar
Teşhis sürecinin ilk adımı ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenedir. Veteriner hekim belirtilerin ne zaman başladığını, ne sıklıkla görüldüğünü, evde sigara içilip içilmediğini, kullanılan kum türünü, kedinin dışarı çıkıp çıkmadığını ve son dönemde ortamda bir değişiklik olup olmadığını soracaktır.
Muayenede akciğerler ve kalp stetoskopla dinlenir, solunum şekli ve hızı değerlendirilir. Ancak astımlı kediler muayene anında tamamen normal görünebilir. Bu nedenle evde çekilen kısa videolar teşhis açısından çok değerlidir. Öksürük epizotlarını, nefes alıp verme şeklini ve dinlenme halindeki solunumu kaydetmeye çalışın.
Göğüs Röntgeni
Göğüs röntgeni, astım şüphesinde en sık başvurulan görüntüleme yöntemidir. Astımlı kedilerin bir kısmında röntgende hava yolu duvarlarının kalınlaştığını gösteren bulgular, akciğerlerin normalden fazla hava ile şişmiş görünmesi ya da akciğerin bir bölümünün sönmesi gibi değişiklikler görülebilir.
Bununla birlikte röntgen tek başına astımı kesin olarak doğrulamaz ya da dışlamaz. Astımlı bazı kedilerin röntgenleri tamamen normal olabilir. Röntgende görülen bulgular ise kronik bronşit, parazitler ya da başka hastalıklarda da ortaya çıkabilir. Röntgenin önemli bir görevi de kalp büyümesi, göğüs boşluğunda sıvı ya da kitle gibi başka sorunları değerlendirmeye yardımcı olmaktır.
Kan Testleri ve Parazit Taramaları
Kan testleri, kedinin genel sağlık durumunu değerlendirmeye ve benzer belirtilere yol açabilecek başka sorunları araştırmaya yardımcı olur. Astımlı bazı kedilerde kanda eozinofil sayısı yükselebilir, ancak bu bulgu her kedide görülmez ve parazit enfeksiyonlarında da ortaya çıkabilir.
Akciğer kurtlarını araştırmak için özel dışkı testleri, kalp kurdunu araştırmak için ise kan testleri yapılabilir. Bu testlerin önemi büyüktür, çünkü parazitlerin neden olduğu tablo astıma çok benzeyebilir ve tedavisi tamamen farklıdır. Bazı veteriner hekimler, parazit şüphesi olan kedilerde teşhis amacıyla antiparaziter tedaviyi de deneyebilir.
Kalp hastalığı şüphesi varsa ekokardiyografi ya da kalple ilgili ek kan testleri önerilebilir.
Bronkoskopi ve Hava Yolu Örneklemesi
Bazı kedilerde veteriner hekim, hava yollarından örnek alınmasını önerebilir. Bu işlem genellikle genel anestezi altında yapılır. Hava yollarına steril bir sıvı verilip geri çekilerek iltihap hücreleri incelenir. Bu yönteme bronkoalveolar lavaj denir. Bazı merkezlerde hava yollarının bir kamerayla doğrudan incelendiği bronkoskopi de yapılabilir.
Hava yolu örneklemesi, iltihap türünü belirlemek, enfeksiyon ya da parazit varlığını araştırmak ve astımı başka hastalıklardan ayırmak için değerli bilgiler sunar. Ancak anestezi gerektirdiği ve solunum sıkıntısı olan kedilerde risk taşıdığı için her kedide rutin olarak yapılmaz. Bu tetkik genellikle tanının belirsiz kaldığı, beklenen tedaviye yanıt alınamayan ya da başka bir hastalıktan şüphelenilen kedilerde gündeme gelir. Bazı merkezlerde bilgisayarlı tomografi de kullanılabilir.

Kedilerde Astım Tedavisi
Kedilerde astım tedavisinin iki temel amacı vardır: hava yollarındaki iltihabı kontrol altına almak ve daralan hava yollarını açmak. Tedavi planı, kedinin belirtilerinin şiddetine, ataklarının sıklığına ve ilaç verilebilme kolaylığına göre veteriner hekim tarafından belirlenir. Dozlar ve uygulama sıklığı mutlaka veteriner hekimin talimatlarına göre ayarlanmalıdır.
Uyarı: İnsanlar için reçete edilen astım ilaçları ve inhalerler, veteriner hekim önerisi olmadan kesinlikle kediye uygulanmamalıdır. Doz, etken madde ve uygulama yöntemi kediler için farklıdır ve yanlış kullanım ciddi sonuçlar doğurabilir.
Kortikosteroidler
Kortikosteroidler, kedilerde astım tedavisinin temel taşlarından biridir. Hava yollarındaki iltihabı azaltarak hastalığın altta yatan sürecini kontrol altına alırlar. İltihap azaldıkça hava yollarının duvarı incelir, mukus üretimi düşer ve hava yollarının tepkiselliği azalır.
Kortikosteroidler ağız yoluyla tablet ya da sıvı olarak, bazı durumlarda enjeksiyonla ya da inhaler yoluyla verilebilir. Tedavinin başında genellikle daha yüksek bir doz kullanılır ve belirtiler kontrol altına alındıkça doz, veteriner hekimin belirlediği şekilde kademeli olarak düşürülür. Amaç, belirtileri kontrol altında tutan en düşük dozu bulmaktır.
Uzun süreli ağız yoluyla kortikosteroid kullanımı bazı kedilerde iştah artışı, kilo alma, su tüketiminde artış ve şeker metabolizmasında değişiklikler gibi yan etkilere yol açabilir. İnhaler yoluyla verilen kortikosteroidler, ilacı doğrudan hava yollarına ulaştırdığı için vücudun geri kalanına daha az ilaç geçer. Bu yüzden uzun süreli tedavide inhaler seçeneği sıklıkla tercih edilir. Kortikosteroid tedavisi veteriner hekime danışmadan aniden kesilmemelidir.
Bronkodilatörler
Bronkodilatörler, hava yollarının çevresindeki kasları gevşeterek daralmış hava yollarını açan ilaçlardır. Etkileri genellikle hızlı başlar. Bu nedenle özellikle atak sırasında rahatlatıcı ilaç olarak kullanılırlar. İnhaler, enjeksiyon ya da ağız yoluyla verilebilirler.
Bilinmesi gereken önemli bir nokta şudur: Bronkodilatörler hava yollarını açar, ancak tek başlarına iltihabı kontrol etmezler. Bu yüzden genellikle kortikosteroid tedavisinin yerine değil, yanında kullanılırlar. Bronkodilatörün ne zaman, hangi durumda ve ne sıklıkla kullanılacağını veteriner hekiminiz belirler. Rahatlatıcı inhalere giderek daha sık ihtiyaç duyulması, astımın yeterince kontrol altında olmadığının işareti olabilir ve veteriner hekime bildirilmelidir.
İnhaler Tedavisi: Maskeli Hazne ile Uygulama
Kediler, insanlar gibi inhalerden derin bir nefes çekemez. Bu nedenle kedilerde inhaler ilaçlar, özel olarak tasarlanmış maskeli bir hazne (spacer) aracılığıyla verilir. İnhaler bu haznenin bir ucuna takılır, diğer uçtaki yumuşak maske kedinin ağzını ve burnunu kapatır. İlaç hazneye püskürtülür ve kedi normal şekilde nefes alıp verirken ilacı solur.
Uygulama genel olarak şu adımlarla yapılır, ancak ayrıntılar ilaca ve haznenin türüne göre değişebileceğinden veteriner hekiminizin talimatlarını izleyin:
- İnhaler çalkalanır ve haznenin ucuna takılır.
- Maske kedinin yüzüne nazikçe ve boşluk kalmayacak şekilde yerleştirilir.
- İnhalere bir kez basılarak ilaç hazneye püskürtülür.
- Maske, kedi veteriner hekimin belirttiği sayıda nefes alıp verene kadar yüzünde tutulur.
Kedilere uygun maske boyutları vardır. Maskenin ağız ve burnu tamamen kapatması, ilacın etkili biçimde solunması için önemlidir. İnhaler yoluyla verilen kortikosteroidlerin tam etki göstermesi biraz zaman alabilir. Bu nedenle tedavinin başında veteriner hekim inhaler tedaviyi bir süre ağızdan verilen ilaçlarla birlikte kullanmanızı isteyebilir.
Kediyi İnhalere Alıştırma
Birçok kedi yüzüne bir maske yaklaştırılmasından ilk başta hoşlanmaz. Ancak sabırlı ve kademeli bir alıştırmayla kedilerin çoğu inhaler uygulamasını kabul eder. Alıştırma süreci birkaç günden birkaç haftaya kadar sürebilir.
Alıştırmada amaç, hazne ve maskeyi kediniz için olumlu bir deneyimle ilişkilendirmektir. Bunun için kısa ve keyifli seanslar yapın:
- İlk günlerde hazneyi kedinizin dinlendiği yere bırakın ve koklamasına izin verin.
- Kedi hazneye yaklaştığında ya da kokladığında onu sevdiği bir ödülle ödüllendirin.
- Sonraki aşamada maskeyi bir saniyeliğine yüzüne yaklaştırın ve hemen ödül verin.
- Süreyi her gün birkaç saniye artırın.
- İnhaler sesine alıştırmak için, veteriner hekiminizin önerisiyle, ilaç takılmadan çalışmalar yapılabilir.
Bu süreçte kedinizin özellikle sevdiği, küçük parçalı ve kolay tüketilen ödüller işinizi kolaylaştırır. Kedinizin damak zevkine uygun seçenekleri kedi ödül maması kategorisinde bulabilirsiniz. Ödülleri yalnızca inhaler seanslarında kullanmak, kedinizin bu seansları daha çok beklemesini sağlayabilir. Kilo kontrolü açısından ödüllerin günlük kaloriye dahil edilmesini unutmayın.
Uygulama sırasında kedinizi zorla tutmak, maskeyle olumsuz bir bağ kurmasına yol açabilir. Kedi huzursuzlanırsa seansı sonlandırın ve bir sonraki seansta bir önceki aşamaya dönün. Uygulamayı her gün aynı saatte ve sakin bir ortamda yapmak da alışmayı kolaylaştırır.

Kedilerde Astım Geçer mi? Tedavi Ne Kadar Sürer?
Kedilerde astım çoğu zaman tamamen iyileşen değil, kontrol altına alınan bir hastalıktır. Tedavinin amacı astımı ortadan kaldırmak değil, belirtileri en aza indirerek kedinin normal ve konforlu bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Bu nedenle astımlı kedilerin önemli bir kısmında tedavi uzun süreli, çoğu zaman ömür boyudur.
Tedavinin seyri genellikle şu şekilde ilerler:
Başlangıç dönemi: Tedaviye başlandıktan sonra birçok kedide belirtiler birkaç gün ile birkaç hafta içinde belirgin biçimde azalır. Bu dönemde ilaç dozu genellikle daha yüksektir.
Doz azaltma dönemi: Belirtiler kontrol altına alındıktan sonra veteriner hekim dozu kademeli olarak düşürür. Bu süreç haftalar ile aylar arasında sürebilir. Amaç, kedinin belirtisiz kaldığı en düşük dozu bulmaktır.
Uzun süreli takip dönemi: Bazı kediler çok düşük dozlarla ya da yalnızca belirli dönemlerde yapılan tedaviyle uzun süre belirtisiz kalabilir. Bazı kediler ise düzenli ve sürekli tedaviye ihtiyaç duyar. Belirtiler kaybolduğunda tedaviyi kendi kararınızla kesmek, iltihabın sessizce devam etmesine ve yeni ataklara yol açabilir.
Belirtilerin kaybolması, hastalığın geçtiği anlamına gelmez. Tedavide yapılacak her değişiklik mutlaka veteriner hekimle birlikte planlanmalıdır. Düzenli kontroller, tedavinin etkinliğini ve olası yan etkileri izlemek açısından önemlidir.
Astım Krizi Anında Ne Yapılmalı?
Ağır bir astım krizi hayatı tehdit eden bir acil durumdur ve dakikalar önemlidir. Ancak her öksürük acil durum değildir. Bu ayrımı bilmek, doğru zamanda doğru adımı atmanızı sağlar.
Hemen veteriner hekime gidilmesi gereken durumlar:
- Dinlenirken ağız açık soluma
- Belirgin nefes alma güçlüğü, her nefeste karın kaslarının zorlanarak çalışması
- Dilde ya da diş etlerinde mavimsi veya mor renk
- Kedinin boynunu uzatıp dirseklerini yanlara açarak çömelmiş halde nefes almaya çalışması
- Solunumun dakikalar ya da saatler içinde hızla kötüleşmesi
- Öksürüğe yukarıdaki belirtilerden herhangi birinin eşlik etmesi
- Kedinin bilincinin bulanıklaşması ya da tepkilerinin belirgin biçimde azalması
Aynı gün ya da en kısa sürede veteriner hekime danışılması gereken durumlar:
- Daha önce görülmemiş ya da sıklığı belirgin biçimde artan öksürük
- Birden fazla kez tekrarlayan öksürük ve hırıltı nöbetleri
- Dinlenme halindeki solunum sayısının kalıcı olarak artması
Nefes alma güçlüğü eşlik etmeyen, aralıklı ve kısa süren bir öksürük her zaman acil müdahale gerektirmez. Ancak bu durum da kayda alınmalı ve veteriner hekimle paylaşılmalıdır.
Acil belirtiler varsa evde solunum sayısı ölçmeye, kediyi sakinleştirmeye çalışmaya ya da belirtilerin geçip geçmeyeceğini beklemeye vakit harcamayın. Mümkünse yola çıkmadan önce kliniği arayarak geldiğinizi haber verin. Böylece klinik oksijen desteği için hazırlık yapabilir.
Veteriner hekiminiz kediniz için önceden bir acil durum planı hazırladıysa ve rahatlatıcı bir ilaç reçete ettiyse, bu ilacı yalnızca size anlatılan şekilde kullanın ve ardından vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurun. İnsanlar için reçete edilmiş ilaçları kediye kesinlikle vermeyin.
Nefes almakta zorlanan bir kediyi taşırken amaç, onu olabildiğince az strese sokmak ve göğsünü sıkıştırmamaktır. Kediyi göğsünden sıkıca kavramak ya da zorla bir kutuya sokmaya çalışmak nefes almasını daha da zorlaştırabilir. Üstten açılabilen, iyi havalandırılan ve kedinin rahatça durabileceği genişlikte bir taşıma çantası, kediyi kucakta sıkıştırmadan yerleştirmenizi kolaylaştırır. Farklı boyut ve modelleri kedi taşıma çantaları kategorisinde inceleyebilirsiniz. Astımlı bir kediniz varsa çantayı acil bir durumda aramak zorunda kalmayacağınız, kolay ulaşılabilir bir yerde tutmanız iyi olur.
Yolculuk sırasında araç içini serin tutun, sigara içmeyin ve kokulu araç spreylerini kullanmayın. Çantanın üzerini tamamen örtmeyin ki kedinizi gözlemleyebilesiniz ve hava akışı engellenmesin.
Astımlı Kedinin Evde Bakımı
Astım tedavisinin başarısı yalnızca ilaçlara değil, evde yapılan düzenlemelere ve düzenli gözleme de bağlıdır. Aşağıdaki öneriler, solunum yollarını tahriş edebilecek etkenleri azaltmaya ve olası kötüleşmeyi erken fark etmenize yardımcı olur.
Ev Havasını Temiz Tutma
Ev içindeki havanın kalitesi, astımlı bir kedinin solunum konforunu doğrudan etkileyebilir. Basit ama etkili önlemler şunlardır:
- Evin içinde sigara içilmemesi
- Evin her gün düzenli olarak havalandırılması
- Aerosol spreylerin, oda kokularının, tütsü ve kokulu mumların kullanımından kaçınılması
- Temizlik sırasında kedinin başka bir odaya alınması ve yoğun kokulu ürünler yerine kokusuz ürünlerin tercih edilmesi
- Halı ve kumaş yüzeylerin düzenli olarak süpürülmesi
- Gerekirse veteriner hekiminizle birlikte değerlendirerek hava temizleyici kullanımının düşünülmesi
Bu önlemlerin hiçbiri tek başına astımı tedavi etmez. Ancak solunum yollarını tahriş edebilecek etkenleri azaltarak ilaç tedavisini destekleyebilir.
Uyku Alanı ve Yatak Hijyeni
Kediler gününün büyük bölümünü uyuyarak geçirir ve bu süre boyunca yüzü yattığı yüzeye çok yakındır. Zamanla yataklarda toz, tüy ve olası alerjenler birikebilir. Bu nedenle astımlı bir kedinin yatağının düzenli olarak temizlenmesi önemlidir.
Kılıfı çıkarılıp makinede yıkanabilen yataklar, temizliği kolaylaştırdığı için pratik bir seçenektir. Yatağı ve battaniyeleri düzenli aralıklarla, parfümsüz bir deterjanla yıkamak ve iyice kurutmak toz ve tüy birikimini azaltır. Kolay temizlenebilen modelleri kedi yatakları kategorisinde bulabilirsiniz. Elbette yatak seçimi tek başına astım ataklarını önlemez, ancak temiz bir uyku alanı ev içi hijyenin önemli bir parçasıdır. Yumuşak oyuncakları da yatakla birlikte düzenli olarak yıkamayı unutmayın.
Kilo Kontrolü
Fazla kilo, göğüs kafesi ve karın bölgesindeki yağ dokusu nedeniyle akciğerlerin genişlemesini zorlaştırır ve solunum yükünü artırır. Ayrıca uzun süreli ağızdan kortikosteroid kullanımı bazı kedilerde iştahı artırarak kilo alımına yol açabilir.
Kedinizin ideal kilosunu veteriner hekiminizle birlikte belirleyin ve düzenli olarak tartın. Kilo vermesi gereken bir kedide diyet planı mutlaka veteriner kontrolünde ve kademeli olarak yapılmalıdır. Kedilerde hızlı kilo kaybı başka ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Hafif ve kısa oyun seanslarıyla kedinizi hareketli tutmak da hem kilo kontrolüne hem de genel sağlığına katkı sağlar. Oyun sırasında kedinizin nefes alışını gözlemleyin. Nefes nefese kalırsa ya da öksürmeye başlarsa oyunu sonlandırın.
Uyurken Solunum Sayısını Takip Etme
Evde yapabileceğiniz en faydalı takiplerden biri, kedinizin dinlenme halindeki solunum sayısını ölçmektir. Bu ölçüm, astımın kontrol altında olup olmadığını ve olası bir kötüleşmeyi erken fark etmenize yardımcı olabilir.
Bu ölçüm yalnızca kediniz rahat, sakin ve nefes darlığı belirtisi göstermiyorken yapılmalıdır. En doğru sonuç, kediniz derin uykudayken alınır:
- Kedinizin göğsünün ya da karnının yükselip alçalmasını izleyin. Bir yükselme ve alçalma bir nefes sayılır.
- Bir saat ya da telefon kronometresiyle 30 saniye boyunca nefesleri sayın ve sonucu ikiyle çarpın.
- Sonucu tarih ve saatle birlikte not edin.
Sağlıklı kedilerde uyku sırasındaki solunum sayısı genellikle dakikada 30'un altındadır. Kedinizin uyku sırasındaki solunum sayısının sürekli olarak bu değerin üzerinde seyretmesi ya da kendi normaline göre belirgin biçimde artması, veteriner hekime bildirilmesi gereken bir değişikliktir. Veteriner hekiminiz, kediniz için takip etmeniz gereken eşik değeri ayrıca belirleyebilir.
Unutmayın: Kedinizde ağız açık soluma, belirgin nefes alma güçlüğü ya da morarma varsa solunum saymaya çalışmayın. Bu durumda doğrudan veteriner hekime başvurun.

Astım Atakları Önlenebilir mi?
Kedilerde astımı tamamen önlemenin bilinen bir yolu yoktur. Ancak teşhis konmuş bir kedide atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak çoğu zaman mümkündür. Bunun için yapılabilecekler şunlardır:
Tedaviye düzenli devam etmek: Atakları önlemenin en etkili yolu, belirtiler kaybolsa bile veteriner hekimin önerdiği tedaviyi aksatmadan sürdürmektir.
Olası tetikleyicileri gözlemlemek: Belirtilerin arttığı günleri not alın. Kum değişikliği, temizlik günü, mevsim geçişi ya da evde yapılan bir tadilat gibi olaylarla belirtiler arasında bir ilişki görüyorsanız bunu veteriner hekiminizle paylaşın. Kedinizin tetikleyicilerini zamanla tanımanız, onlardan kaçınmanızı kolaylaştırır.
Ev içi toz ve tüy birikimini azaltmak: Mobilyalarda, yastıklarda ve kumaş yüzeylerde biriken tüy ve toz, düzenli temizlikle azaltılabilir. Süpürgenin yanı sıra kumaş yüzeylerdeki tüyleri toplamaya yönelik pratik araçlar, özellikle kedinin sık uzandığı koltuk ve yatak gibi alanların temizliğini kolaylaştırır. Bu amaçla kullanılabilecek seçenekleri kedi tüy toplama ürünleri kategorisinde bulabilirsiniz. Temizliği kedinizin bulunmadığı bir odada yapmak ve ardından ortamı havalandırmak, havaya kalkan tozdan etkilenmesini azaltır.
Düzenli veteriner kontrolleri: Astımlı kedilerde düzenli kontroller, tedavinin etkinliğini değerlendirmek, ilaç dozunu ayarlamak ve olası yan etkileri izlemek için gereklidir.
Parazit korumasını sürdürmek: Özellikle dışarı çıkan kedilerde, akciğer kurtları ve kalp kurdu gibi solunum belirtilerine yol açabilen parazitlere karşı veteriner hekiminizin önerdiği koruma programını uygulamak önemlidir.
Veterinere Gitmeden Önce Kontrol Listesi
Acil olmayan bir muayene için randevu aldıysanız, aşağıdaki bilgileri önceden hazırlamak veteriner hekiminizin doğru değerlendirme yapmasına yardımcı olur:
- ☐ Öksürük ya da hırıltının ilk ne zaman başladığı
- ☐ Belirtilerin ne sıklıkla görüldüğü (günde, haftada kaç kez)
- ☐ Öksürük epizotlarının ve nefes alma şeklinin kısa videoları
- ☐ Öğürmenin ardından tüy yumağı ya da sıvı çıkıp çıkmadığı
- ☐ Uyku sırasında ölçtüğünüz solunum sayıları (tarihleriyle birlikte)
- ☐ Kullandığınız kum türü ve son dönemde kum değişikliği yapılıp yapılmadığı
- ☐ Evde sigara içilip içilmediği, oda spreyi veya kokulu ürün kullanılıp kullanılmadığı
- ☐ Kedinin dışarı çıkıp çıkmadığı, avlanıp avlanmadığı
- ☐ Son dönemde taşınma, tadilat ya da yeni bir kedi gibi ortam değişiklikleri
- ☐ Belirtilerin belirli mevsimlerde ya da olaylardan sonra artıp artmadığı
- ☐ Kullandığı ilaçlar, takviyeler ve son parazit uygulamasının tarihi
- ☐ Hapşırma, burun ya da göz akıntısı gibi eşlik eden belirtiler
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Kedilerde astım tamamen iyileşir mi?
Kedilerde astım genellikle tamamen iyileşmez, ancak kontrol altına alınabilir. Doğru tedavi ve ev düzenlemeleriyle astımlı kedilerin önemli bir kısmı uzun süre belirtisiz ya da çok hafif belirtilerle yaşayabilir. Bazı kedilerde tedavi zamanla çok düşük dozlara indirilebilir. Belirtilerin kaybolması hastalığın geçtiği anlamına gelmediği için tedavide yapılacak her değişiklik veteriner hekimle birlikte planlanmalıdır.
2. Kedi astımı ölümcül müdür?
Kontrol altındaki astım, kedinin yaşam kalitesini çoğu zaman ciddi biçimde etkilemez. Ancak ağır bir astım krizi, kedinin yeterince oksijen alamamasına yol açarak hayatı tehdit edebilir. Bu nedenle ağız açık soluma, belirgin nefes alma güçlüğü ya da dilde ve diş etlerinde morarma gibi belirtiler acil durum olarak değerlendirilmeli ve kedi hemen veteriner hekime ulaştırılmalıdır.
3. Kedilerde astım bulaşıcı mıdır?
Hayır. Astım, hava yollarının iltihabıyla seyreden ve bulaşıcı olmayan bir hastalıktır. Diğer kedilere, köpeklere ya da insanlara bulaşmaz. Ancak öksüren bir kedide bulaşıcı bir solunum yolu enfeksiyonu da söz konusu olabileceğinden, kesin teşhis konana kadar veteriner hekiminizin önerilerine göre hareket etmek doğru olur.
4. Kedimin öksürüğü astım mı, tüy yumağı mı?
İkisi de kedinin yere çömelip boynunu uzattığı benzer bir duruşla ortaya çıkabilir. Tüy yumağında öğürmenin sonunda genellikle tüy yumağı ya da sıvı çıkar. Astım öksürüğünde ise çoğu zaman hiçbir şey çıkmaz ve öksürük tekrarlar. Kediniz sık sık öğürüyor ama hiçbir şey çıkarmıyorsa, bu durumun kaydını alarak veteriner hekiminize gösterin.
5. Astımlı kedi ne kadar yaşar?
Astımı iyi kontrol altına alınan kedilerin önemli bir kısmı uzun ve konforlu bir yaşam sürebilir. Yaşam süresi; astımın şiddetine, tedaviye yanıta, düzenli tedaviye devam edilip edilmediğine ve kedinin başka sağlık sorunları olup olmadığına bağlıdır. Kedinizin durumuna özel değerlendirmeyi en doğru şekilde veteriner hekiminiz yapabilir.
6. İnsanların kullandığı astım ilacı kediye verilebilir mi?
Veteriner hekim önerisi olmadan kesinlikle verilmemelidir. Bazı insan astım ilaçları kedilerde de kullanılabilse de, hangi ilacın hangi dozda ve hangi yöntemle kullanılacağına mutlaka veteriner hekim karar vermelidir. Kediler inhaleri insanlar gibi kullanamaz, ilacın maskeli bir hazneyle verilmesi gerekir. Yanlış ilaç ya da doz ciddi sonuçlar doğurabilir.
7. Astımlı kedi için nasıl bir kedi kumu kullanılmalı?
Astımlı ya da öksürük şikâyeti olan kedilerde genellikle tozu az olan ve parfüm içermeyen kumlar önerilir. Kumu kaba alçaktan ve yavaş dökmek, karıştırırken ani hareketlerden kaçınmak ve tuvaletin bulunduğu alanı havalandırmak da havaya kalkan tozu azaltır. Kum değişikliğini kedinin alışabilmesi için kademeli yapın.
8. Kedilerde astım mevsime göre artar mı?
Bazı kedilerde belirtilerin belirli mevsimlerde arttığı gözlemlenir. Bu durum polen gibi mevsimsel alerjenlerle, ısınma döneminde soba ve kalorifer kullanımına bağlı kuru ve tozlu havayla ya da pencerelerin kapalı kalmasıyla ilişkili olabilir. Ancak her astımlı kedide mevsimsel bir değişiklik görülmez. Belirtilerin arttığı dönemleri not almak, kedinizin olası tetikleyicilerini anlamaya yardımcı olur.
9. Sigara dumanı kedilerde astıma neden olur mu?
Sigara dumanı solunum yollarını tahriş eden güçlü bir etkendir ve astımlı kedilerde belirtileri artırabilir. Sigara dumanının kedilerde astımın tek başına nedeni olup olmadığı kesin değildir, ancak astımlı ya da öksürük şikâyeti olan bir kedinin yaşadığı evde içeride sigara içilmemesi önerilir. Dumandaki partiküller tüylere ve eşyalara da yapıştığı için kedi tüylerini yalarken bunlara maruz kalabilir.
10. Kedi dakikada kaç kez nefes almalı?
Sağlıklı bir kedinin uyku ya da derin dinlenme sırasındaki solunum sayısı genellikle dakikada 30'un altındadır. Uyku sırasındaki solunum sayısının sürekli olarak bu değerin üzerinde olması ya da kedinin kendi normaline göre belirgin biçimde artması veteriner hekime bildirilmelidir. Bu ölçüm yalnızca kedi sakinken yapılmalıdır. Ağız açık soluma ya da belirgin nefes alma güçlüğü varsa saymakla vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurulmalıdır.