Kedilerde Nezle (Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu): Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Tedavisi

Kedilerde Nezle (Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu): Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Tedavisi

Kedilerde Nezle (Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu): Belirtileri, Bulaşma Yolları ve Tedavisi

Kedinizin art arda hapşırmaya başlaması, burnundan ve gözlerinden akıntı gelmesi ve her zamankinden daha durgun görünmesi, kedi sahiplerinin sık karşılaştığı durumlardan biridir. Halk arasında bu tabloya genellikle "kedi nezlesi" denir. Kedilerde nezle, özellikle barınaktan ya da sokaktan yeni sahiplenilen yavru kedilerde, çok kedili evlerde ve kedilerin bir arada bulunduğu ortamlarda sık görülür.

Kedilerde nezle birçok kedide hafif seyreder ve birkaç hafta içinde geriler. Ancak bazı kedilerde, özellikle yavrularda, yaşlı kedilerde ve bağışıklık sistemi zayıf olan kedilerde, zatürre, göz hasarı ya da uzun süren iştahsızlık gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Hastalığa neden olan bazı etkenlerin kedinin vücudunda kalıcı olarak saklanabilmesi ve stres dönemlerinde yeniden belirti vermesi de kedilerde nezleyi diğer solunum yolu sorunlarından ayıran önemli bir özelliktir.

Bu rehberde kedilerde nezlenin ne olduğunu, hangi etkenlerden kaynaklandığını, belirtilerini, ne zaman acil veteriner değerlendirmesi gerektirdiğini, nasıl bulaştığını ve ne kadar sürdüğünü ayrıntılı olarak ele alıyoruz. Ayrıca taşıyıcılık, veteriner hekimin teşhis ve tedavi yaklaşımı, evde bakım önerileri ve korunma yollarını da bulabilirsiniz.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner muayenesinin yerini tutmaz. Solunum yolu belirtileri gösteren kedinizin durumu hakkında veteriner hekiminizle iletişime geçmeniz önerilir.

Kedilerde Nezle
Kedilerde Nezle

Kedilerde Nezle Nedir?

Kedilerde nezle, veteriner hekimlikte "kedilerde üst solunum yolu enfeksiyonu" ya da "kedi üst solunum yolu hastalığı kompleksi" olarak adlandırılır. Bu tablo tek bir mikrobun neden olduğu tek bir hastalık değildir. Farklı viral ve bakteriyel etkenlerin tek başına ya da birlikte rol oynayabildiği bir solunum yolu hastalığı tablosudur.

Hastalık başta burun, sinüsler, boğaz ve gözün çevresindeki dokular olmak üzere üst solunum yollarını etkiler. Bu bölgelerdeki iltihaplanma; hapşırma, burun akıntısı, göz akıntısı ve burun tıkanıklığı gibi belirtilere yol açar. Bazı vakalarda enfeksiyon alt solunum yollarına ve akciğerlere ilerleyebilir.

Kedilerde nezle, insanlardaki soğuk algınlığından farklıdır. İnsanlarda nezleye neden olan virüsler kedilerde bu hastalığa yol açmaz. Kedilerde nezleye neden olan etkenler ise büyük ölçüde kedilere özgüdür. Bu nedenle "kedi nezlesi" ifadesi, insanlardaki nezleyle benzer belirtileri anlatmak için kullanılan bir halk ifadesi olarak düşünülmelidir.

Kedilerde nezlenin seyri, hastalığa neden olan etkene, kedinin yaşına, bağışıklık durumuna, aşı geçmişine ve yaşadığı ortama göre büyük farklılıklar gösterebilir. Aynı evde yaşayan iki kediden biri yalnızca birkaç gün hapşırırken, diğeri daha uzun süren ve daha ağır bir tablo geçirebilir.

Kedilerde Nezleye Neden Olan Etkenler

Kedilerde nezle tablosunda rol oynayabilen birçok etken tanımlanmıştır. Vakaların büyük bölümünden iki virüs sorumlu tutulur: kedi herpesvirüsü ve kedi calicivirüsü. Aşağıdaki tablo, en sık bilinen etkenleri, aşıyla korunma seçeneklerini ve öne çıkabilen belirtileri özetler.

EtkenTürüAşıyla KorunmaÖne Çıkabilen Belirti
Kedi herpesvirüsü (FHV-1)VirüsVar (temel karma aşıların içinde)Hapşırma, göz iltihabı, göz yüzeyinde yaralar
Kedi calicivirüsü (FCV)VirüsVar (temel karma aşıların içinde)Ağız ve dilde yaralar, yavrularda topallama
Chlamydia felisBakteriBazı aşı programlarında varBelirgin ve inatçı göz iltihabı
Bordetella bronchisepticaBakteriBazı ülkelerde bazı aşı programlarında varHapşırma, öksürük, bazı vakalarda zatürre
Mycoplasma felisBakteriRutin aşısı yokGöz iltihabı, üst solunum yolu belirtileri

Bu liste eksiksiz değildir. Başka etkenler de bazı vakalarda bu tabloyla ilişkilendirilmiştir. Viral bir enfeksiyonun ardından çeşitli bakteriler, zayıflamış solunum yollarında ikincil enfeksiyonlara da yol açabilir.

Karma aşı içindeki herpesvirüs ve calicivirüs bileşenleri, kedinin bu etkenlerle karşılaştığında hastalığı daha hafif geçirmesine yardımcı olur. Ancak bu aşılar enfeksiyonu her zaman önlemez. Aşılı bir kedi de bu virüslerle enfekte olabilir ve hafif belirtiler gösterebilir. Aşı seçenekleri ve uygulama programları ülkelere ve kedinin yaşam koşullarına göre farklılık gösterebilir.

Kedi herpesvirüsü: Kedilerde viral rinotrakeit olarak da bilinen hastalığa neden olur. Kedilerde nezlenin en sık nedenlerinden biridir. Belirgin hapşırma, burun akıntısı ve özellikle göz sorunlarıyla öne çıkabilir. Bu virüsün en önemli özelliği, kedi iyileştikten sonra vücutta sessiz bir şekilde kalabilmesidir. Bu konu aşağıda ayrı bir başlık altında ele alınmıştır.

Kedi calicivirüsü: Çok sayıda farklı suşu bulunan bir virüstür. Ağız içinde, dilde ve burun çevresinde yaralara neden olabilmesiyle bilinir. Bazı yavru kedilerde geçici topallama ve eklem ağrısına yol açabilir. Çevrede uzun süre canlı kalabilen ve kolay bulaşan bir virüstür. Nadir görülen bazı ağır suşları ise ciddi ve yaygın bir hastalık tablosuna neden olabilir.

Chlamydia felis: Kedilerde özellikle göz iltihabına neden olan bir bakteridir. Hastalık çoğu zaman tek gözde başlar ve daha sonra diğer göze geçebilir. Gözün beyaz kısmında ve göz kapaklarının iç yüzeyinde belirgin kızarıklık ve şişlik görülebilir. Hapşırma ve burun akıntısı genellikle daha hafiftir.

Bordetella bronchiseptica: Köpeklerde kennel öksürüğüyle ilişkilendirilen bu bakteri, kedilerde de solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilir. Özellikle barınak gibi kalabalık ortamlarda ve yavru kedilerde daha önemli bir rol oynayabilir.

Mycoplasma felis: Göz iltihabı ve üst solunum yolu belirtileriyle ilişkilendirilen bir bakteridir. Ancak sağlıklı kedilerde de bulunabildiği için hastalıktaki rolü, herpesvirüs ve calicivirüs kadar net değildir.

Kedilerde Nezle Belirtileri

Kedilerde nezlenin belirtileri, hastalığa neden olan etkene, kedinin yaşına ve bağışıklık durumuna göre değişebilir. Bazı kedilerde yalnızca hafif hapşırma ve berrak burun akıntısı görülürken, bazı kedilerde belirgin halsizlik, iştahsızlık ve ateş de tabloya eşlik edebilir.

Hapşırma, Burun ve Göz Akıntısı

Kedilerde nezlenin en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Hapşırma, bazen art arda ve nöbetler hâlinde
  • Burun akıntısı
  • Burun tıkanıklığı ve ağızdan nefes alma
  • Göz akıntısı ve gözlerde sulanma
  • Gözlerde kızarıklık ve kısma
  • Hafif halsizlik
  • Ateş
  • İştah azalması

Burun ve göz akıntısı başlangıçta berrak ve sulu olabilir. Hastalık ilerledikçe ya da ikincil bir bakteriyel enfeksiyon geliştiğinde akıntı koyulaşabilir ve sarı ya da yeşil bir renk alabilir. Burun çevresinde kurumuş akıntılar ve kabuklanma da görülebilir.

Burun tıkanıklığı, kedilerde nezlenin en önemli sonuçlarından biridir. Kediler ağızdan nefes almaya köpekler kadar alışkın değildir. Burnu tıkanan bir kedi huzursuz olabilir, horlayarak nefes alabilir ya da ağzı açık şekilde soluyabilir. Burun tıkanıklığı aynı zamanda kedinin koku alma yeteneğini azaltır ve bu durum iştahı doğrudan etkiler.

Etkene Göre Öne Çıkabilen Belirtiler

Bazı etkenler, belirli belirtilerle daha sık ilişkilendirilir. Bu bilgiler veteriner hekimin değerlendirmesine yardımcı olabilir. Ancak bir belirti tek başına hastalığa hangi etkenin neden olduğunu göstermez. Birçok vakada belirtiler birbiriyle örtüşür ve aynı kedide birden fazla etken bulunabilir.

Göz sorunları: Herpesvirüs, göz iltihabının yanında göz yüzeyinde (korneada) yaralara neden olabilir. Gözünü sürekli kısan, göz kapağını açmakta zorlanan, gözünü patisiyle ovuşturan ya da gözünde bulanıklık görülen bir kedinin gözleri mutlaka veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir. Tedavi edilmeyen kornea yaraları kalıcı göz hasarına yol açabilir. Chlamydia ve Mycoplasma da belirgin göz iltihabıyla ilişkilendirilir.

Ağız yaraları: Calicivirüs, dilde, damakta ve ağız içinde yaralara neden olabilir. Ağız yaraları olan kedi aç olsa bile yemek yemekte zorlanabilir, salya akıtabilir ya da yemeğe yaklaşıp yemeden uzaklaşabilir.

Topallama: Calicivirüsün bazı suşları, özellikle yavru kedilerde, geçici topallama, eklem ağrısı ve ateşe neden olabilir. Bu durum genellikle kısa sürer, ancak veteriner değerlendirmesi gerektirir.

Öksürük: Kedilerde nezlede öksürük, hapşırma kadar sık görülmez. Belirgin öksürük, Bordetella gibi etkenlerle ya da enfeksiyonun alt solunum yollarına ilerlemesiyle ilişkili olabilir.

Hafif ve Komplike Seyir Arasındaki Fark

Kedilerde nezle vakalarının büyük bölümü hafif seyreder. Ancak bazı kedilerde hastalık ağırlaşabilir, zatürreye ilerleyebilir ya da kalıcı göz hasarına yol açabilir. Aşağıdaki tablo, farklı seyir biçimlerini ve her durumda ne yapılması gerektiğini özetler.

SeyirBelirtilerNe Yapılmalı?
Hafif (komplike olmayan)Hapşırma, berrak burun ve göz akıntısı, kedi genel olarak aktif, yemek yiyor ve su içiyorVeteriner hekimle iletişime geçmek, belirtileri yakından takip etmek, diğer kedilerden ayırmak
Belirgin sistemik belirtilerHalsizlik, iştahsızlık, ateş, koyu burun akıntısı, ağız yaralarıVeteriner muayenesi
Göz belirtileriGözü sürekli kısma, göz kapağını açamama, gözde bulanıklıkGecikmeden veteriner muayenesi
Solunum güçlüğüAğzı açık soluma, zorlanarak ya da hızlı nefes alma, diş etlerinde renk değişikliğiAcil veteriner değerlendirmesi

Hafif seyirli bir vaka da takip gerektirir. Başlangıçta hafif olan bir tablo birkaç gün içinde kötüleşebilir. Hastalık süresince kedinin iştahını, su tüketimini, enerji düzeyini, gözlerini ve soluma şeklini gözlemlemek önemlidir.

Kedilerde Nezle
Kedilerde Nezle

Ne Zaman Acil Veteriner Hekime Gidilmeli?

Kedilerde nezle çoğu kedide hafif seyretse de bazı belirtiler, hastalığın ağırlaştığını ya da kedinin ciddi bir sağlık sorunu yaşadığını gösterebilir. Bu durumlarda beklemek yerine vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurmak gerekir.

Acil Veteriner Hekim Gerektiren Belirtiler

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri görülürse kediniz acil olarak veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir:

  • Ağzı açık soluma: Kediler normalde burundan nefes alır. Dinlenme hâlindeyken ağzı açık nefes alan bir kedi ciddi bir solunum sıkıntısı yaşıyor olabilir.
  • Nefes almakta zorlanma: Kedinin her nefeste belirgin çaba göstermesi, karnını ve göğsünü zorlayarak soluması.
  • Dinlenirken hızlı soluma: Kedinin sakin ve uyur hâldeyken bile hızlı nefes alması.
  • Mavimsi ya da morarmış diş eti veya dil: Vücuda yeterli oksijen gitmediğini gösterebilen ciddi bir belirti.
  • Belirgin halsizlik: Kedinin çevresine ilgisini kaybetmesi, saklanması, kalkmak istememesi.
  • Yemek yememe: Özellikle bir günden uzun süren iştahsızlık. Yavru kedilerde bu süre çok daha kısa olabilir.
  • Su içmeme: Kedinin su içmeyi reddetmesi ya da belirgin şekilde az su içmesi.
  • Göz sorunları: Gözü tamamen kapatma, gözde bulanıklık, gözden kan gelmesi ya da göz yüzeyinde görünür bir değişiklik.
  • Ateşle birlikte kötüleşme: Kedinin ateşli görünmesi ve genel durumunun giderek bozulması.
  • Yavru kedide belirgin kötüleşme: Yavru kedilerde hastalık daha hızlı ilerleyebilir ve susuzluk kısa sürede tehlikeli hâle gelebilir.

Ateş konusunda evde yapılan ölçümler her zaman güvenilir olmayabilir. Bu nedenle tek bir ölçüm değerine odaklanmak yerine, kedinin genel durumuna ve belirtilerin bir arada görülüp görülmediğine dikkat etmek daha doğru bir yaklaşımdır.

Nezleli Kedide İştahsızlık Neden Tehlikelidir?

Kedilerde nezlenin en çok gözden kaçan ancak en önemli sonuçlarından biri iştahsızlıktır. Kediler yiyecekleri değerlendirirken büyük ölçüde koku alma duyularına güvenir. Burnu tıkanan ve koku alamayan bir kedi, mamasının kokusunu algılayamadığı için mamaya ilgi göstermeyebilir. Ağız yaraları olan kediler ise aç olsalar bile yemek yemekte zorlanabilir.

Kedilerde iştahsızlık, birçok başka canlıya göre daha hızlı ciddi sonuçlar doğurabilir. Bir kedi uzun süre yemek yemediğinde, vücut enerji ihtiyacını karşılamak için depolanmış yağları kullanmaya başlar. Bu yağların karaciğerde birikmesi, "karaciğer yağlanması" (hepatik lipidoz) olarak bilinen ve yaşamı tehdit edebilen bir duruma yol açabilir. Bu risk, özellikle kilolu kedilerde daha belirgindir.

Bu nedenle nezleli bir kedinin yemek yemediği durumlar günlerce beklenmemelidir. Kediniz bir günden uzun süre yemek yemiyorsa veteriner hekiminizle iletişime geçmeniz önerilir. Yavru kedilerde ise bu süre daha kısa tutulmalıdır. Veteriner hekim, kedinin durumuna göre iştah açıcı ilaçlar, sıvı desteği ya da gerekli durumlarda farklı beslenme yöntemleri önerebilir. Kedilerde iştahsızlığın diğer nedenleri ve endişe verici belirtiler hakkında daha fazla bilgi için kedilerde iştahsızlık yazımızı okuyabilirsiniz.

Su tüketimi de en az iştah kadar önemlidir. Ateş, burun akıntısı ve ağızdan soluma, kedinin sıvı kaybını artırabilir. Yeterince su içmeyen bir kedide sıvı kaybı hızla gelişebilir. Özellikle yavru kedilerde sıvı kaybı kısa sürede ciddi bir tabloya dönüşebilir.

Kedilerde Nezle Nasıl Bulaşır?

Kedilerde nezle, kediler arasında kolay yayılan bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığa neden olan etkenler, hasta ya da taşıyıcı kedinin burun, göz ve ağız salgılarıyla çevreye yayılır.

Bulaşma Yolları ve Kuluçka Süresi

Kedilerde nezle başlıca şu yollarla bulaşır:

Doğrudan temas yoluyla: Kedilerin birbirini koklaması, yalaması ve birlikte oynaması, etkenlerin doğrudan geçişine yol açar. Anne kediden yavrularına geçiş de bu yolla gerçekleşebilir.

Hapşırık damlacıkları yoluyla: Hapşıran bir kedi, etkenleri içeren damlacıkları çevresine yayar. Bu damlacıklar kısa mesafede diğer kedilere ulaşabilir.

Ortak eşyalar ve ortam yoluyla: Ortak kullanılan mama ve su kapları, kum kapları, oyuncaklar, yataklar ve tırmalama alanları, etkenlerin taşınmasına aracılık edebilir. Hasta bir kediyle temas eden kişilerin elleri ve kıyafetleri de etkenleri diğer kedilere taşıyabilir. Calicivirüs gibi bazı etkenler çevrede uzun süre canlı kalabildiği için bu yol özellikle önemlidir.

Kuluçka süresi, yani kedinin etkenle karşılaşmasından belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre, hastalığa neden olan etkene göre değişebilir. Kedilerde nezle tek bir etkene bağlı olmadığı için tüm vakalar için geçerli tek bir kuluçka süresi vermek doğru değildir. Örneğin herpesvirüs ve calicivirüs için çoğu zaman birkaç günlük bir kuluçka süresi bildirilmektedir. Kediniz yeni bir ortama girdikten, başka kedilerle temas ettikten ya da evinize yeni bir kedi geldikten sonraki günlerde belirti göstermeye başlarsa, bu durumu veteriner hekime belirtmeniz önemlidir.

Risk Taşıyan Ortamlar

Kedilerin bir arada bulunduğu ve yakın temas kurduğu ortamlar, kedilerde nezle açısından risk taşır. Bu ortamların başında şunlar gelir:

  • Barınaklar: Kalabalık, stres ve farklı sağlık geçmişine sahip kedilerin bir arada bulunması.
  • Çok kedili evler: Ortak kum kapları, mama kapları ve yakın temas nedeniyle hastalığın evdeki diğer kedilere hızla yayılabilmesi.
  • Kedi pansiyonları: Farklı kedilerin aynı ortamda kalması ve pansiyon stresinin taşıyıcı kedilerde virüsü yeniden harekete geçirebilmesi.
  • Yeni sahiplenme süreci: Barınaktan, sokaktan ya da farklı bir evden gelen kedinin yeni evine taşıdığı etkenler ve taşınmanın yarattığı stres.
  • Kedi sergileri ve üretim ortamları: Farklı yerlerden gelen çok sayıda kedinin bir araya gelmesi.
  • Veteriner kliniği bekleme alanları: Hasta kedilerin kısa süreli de olsa aynı ortamı paylaşması.

Kedilerde Nezle Kaç Gün Sürer?

Kedilerde nezlenin süresi, hastalığa neden olan etkene, kedinin yaşına, genel sağlık durumuna, aşı geçmişine ve hastalığın komplikasyon geliştirip geliştirmediğine göre değişebilir. Birçok hafif vakada belirtiler birkaç hafta içinde geriler. Belirtiler çoğu zaman ilk günlerde en yoğun hâlindedir ve ardından yavaş yavaş hafifler.

Ancak bu süre her kedi için aynı değildir. Bazı kedilerde, özellikle göz sorunları ya da ikincil bakteriyel enfeksiyon gelişenlerde, iyileşme süreci uzayabilir. Bazı kedilerde ise hastalık geçtikten sonra da uzun süren ya da tekrarlayan burun akıntısı ve hapşırma görülebilir. Bu durum, burun içindeki dokuların enfeksiyon sırasında hasar görmesiyle ilişkili olabilir.

Belirtiler beklenenden uzun sürüyorsa, azalmak yerine artıyorsa ya da bir süre azaldıktan sonra yeniden şiddetleniyorsa, kedinin yeniden veteriner hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Nezleli Kedi Ne Kadar Süre Bulaştırıcıdır?

Bulaştırıcılığın süresi, hastalığa neden olan etkene göre değişebilir. Bazı etkenler, kedinin belirtileri geçtikten sonra da bir süre boyunca salgılarla çevreye yayılmaya devam edebilir. Bazı kediler ise hastalık geçtikten sonra taşıyıcı hâle gelebilir. Bu nedenle belirtilerin geçmesi, kedinin artık bulaştırıcı olmadığı anlamına gelmeyebilir.

Kedinin evdeki diğer kedilerle yeniden temas kurması ya da pansiyon gibi ortamlara girmesi konusunda yalnızca belirtilerin geçmesini ölçüt almak yerine veteriner hekimin önerisi dikkate alınmalıdır.

Taşıyıcı Kedi Nedir? Nezle Neden Tekrarlar?

Kedilerde nezleyi diğer birçok enfeksiyondan ayıran en önemli özelliklerden biri taşıyıcılıktır. Nezleye neden olan en sık iki virüs, kedinin iyileşmesinden sonra da vücutta farklı şekillerde kalabilir.

Herpesvirüs taşıyıcılığı: Herpesvirüsle enfekte olan kedilerin çoğu, iyileştikten sonra virüsü vücutlarında sessiz (latent) bir şekilde taşımaya devam eder. Virüs bu dönemde sinir dokusu içinde saklanır ve herhangi bir belirtiye yol açmaz. Ancak kedi stres yaşadığında virüs yeniden aktif hâle gelebilir. Taşınma, eve yeni bir kedi ya da bebek gelmesi, pansiyonda kalma, ameliyat, başka bir hastalık ya da kortizon içeren ilaçların kullanılması gibi durumlar bu yeniden aktifleşmeyi tetikleyebilir.

Virüs yeniden aktifleştiğinde kedi hapşırma, göz akıntısı ya da göz iltihabı gibi belirtiler gösterebilir. Bazı kedilerde ise belirti görülmeden virüs salgılarla çevreye yayılabilir. Bu nedenle daha önce nezle geçirmiş bir kedinin stresli bir dönemden sonra yeniden hapşırmaya başlaması sık karşılaşılan bir durumdur. Herpesvirüs taşıyıcılığını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamaktadır. Ancak stresin azaltılması, alevlenmelerin sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir.

Calicivirüs taşıyıcılığı: Calicivirüsle enfekte olan bazı kediler, iyileştikten sonra virüsü haftalar ya da aylar boyunca, bazı kedilerde daha uzun süre, salgılarıyla çevreye yaymaya devam edebilir. Bu kediler genellikle sağlıklı görünür. Calicivirüs taşıyıcılığı bazı kedilerde kendiliğinden sona erebilir.

Taşıyıcılık, kedilerde nezlenin barınaklarda ve çok kedili evlerde neden bu kadar yaygın olduğunu ve neden zaman zaman tekrarladığını açıklar. Sağlıklı görünen bir kedi, evdeki diğer kediler için bulaşma kaynağı olabilir. Bu durum, yeni bir kedi eve getirildiğinde alınacak önlemlerin önemini artırır.

Tekrarlayan ya da hiç tam olarak geçmeyen nezle belirtileri her zaman taşıyıcılıkla açıklanmaz. Bu tür durumlarda veteriner hekim, burun içindeki kalıcı doku hasarı, burun polipleri, diş sorunları ya da bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar gibi diğer olasılıkları da değerlendirebilir.

Kedilerde Nezle
Kedilerde Nezle

Yavru, Yaşlı ve Basık Burunlu Kedilerde Neden Daha Risklidir?

Kedilerde nezle sağlıklı yetişkin kedilerin çoğunda hafif seyretse de bazı kedi gruplarında daha dikkatli takip gerektirir. Bu grupların her birinde riskin nedeni farklıdır.

Yavru kediler: Yavru kedilerin bağışıklık sistemi henüz tam olarak gelişmemiştir ve aşı programları çoğu zaman tamamlanmamıştır. Anneden geçen koruyucu antikorların azaldığı dönemde yavrular enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hâle gelebilir. Yavrularda nezle daha ağır seyredebilir ve zatürre gibi komplikasyonlar gelişebilir. Yavru kedilerin vücut rezervleri de sınırlıdır. Bu nedenle yemek yememe ve su içmeme yavrularda çok daha kısa sürede tehlikeli hâle gelebilir. Nezle belirtileri gösteren bir yavru kedinin veteriner hekim tarafından erken değerlendirilmesi önerilir.

Yaşlı kediler: Yaşlı kedilerde bağışıklık sisteminin gücü azalabilir. Böbrek hastalığı, diyabet ya da hipertiroidi gibi eşlik eden kronik rahatsızlıklar da kedinin enfeksiyonla baş etmesini zorlaştırabilir. Yaşlı kedilerde iştahsızlık ve sıvı kaybı mevcut hastalıkları da olumsuz etkileyebilir. Ayrıca yaşlı bir kedide ilk kez ortaya çıkan ve uzun süren burun akıntısı, nezleden farklı nedenlere de bağlı olabileceği için dikkatle değerlendirilmelidir.

Basık burunlu kediler: Persian (İran kedisi), Exotic Shorthair ve Himalayan gibi basık burunlu (brakisefalik) ırklarda burun delikleri ve burun içi yapılar daha dardır. Bu kedilerin nezleye yakalanma olasılığının kesin olarak daha yüksek olduğu söylenemez. Ancak burun yolları zaten dar olduğu için, enfeksiyona bağlı iltihaplanma ve akıntı bu kedilerde burun tıkanıklığını ve solunum güçlüğünü daha kolay belirgin hâle getirebilir. Bu ırklarda gözyaşı kanallarıyla ilgili yapısal özellikler de göz akıntısının takibini zorlaştırabilir.

Bağışıklığı baskılanmış kediler: Kedi bağışıklık yetmezliği virüsü (FIV) ya da kedi lösemi virüsü (FeLV) taşıyan kediler ile başka nedenlerle bağışıklık sistemi zayıflamış kedilerde, nezle daha ağır ya da daha uzun seyredebilir ve daha sık tekrarlayabilir. Tekrarlayan ya da ağır seyreden nezle vakalarında veteriner hekim bu hastalıklar açısından test önerebilir.

Veteriner Hekim Nasıl Teşhis Eder?

Kedilerde nezlenin teşhisi çoğu zaman kedinin öyküsüne ve muayene bulgularına dayanır. Veteriner hekim, kedinin belirtilerinin ne zaman başladığını, evde başka kedi olup olmadığını, kedinin yakın zamanda sahiplenilip sahiplenilmediğini, aşı durumunu ve kedinin son dönemde stresli bir süreç yaşayıp yaşamadığını soracaktır.

Muayene sırasında veteriner hekim kedinin vücut ısısını, burun ve göz akıntısını, ağız içini, gözlerin yüzeyini, lenf bezlerini, akciğer seslerini ve kedinin sıvı durumunu değerlendirir. Tipik belirtileri olan ve genel durumu iyi kedilerde teşhis genellikle bu değerlendirmeyle konulabilir.

Bazı durumlarda ek testler gerekebilir:

Göz boyası testi: Özellikle gözünü kısan ya da gözünde bulanıklık olan kedilerde, göz yüzeyinde yara olup olmadığını görmek için özel bir boya kullanılabilir. Bu test, doğru göz tedavisinin seçilmesi açısından önemlidir.

PCR testi: Göz, burun ya da boğazdan alınan sürüntü örneklerinde, hastalığa neden olan etkenlerin genetik materyali aranabilir. Bu test özellikle barınaklarda, çok kedili evlerde, ağır ya da tekrarlayan vakalarda kullanılabilir. Ancak sağlıklı kedilerde de bazı etkenler saptanabildiği için sonuçlar, kedinin belirtileriyle birlikte yorumlanır.

Kan testleri: Kedinin genel sağlık durumunu değerlendirmek ve FIV ile FeLV gibi bağışıklığı etkileyen hastalıkları araştırmak için kan testleri istenebilir.

Röntgen: Zatürre şüphesi olan kedilerde akciğer röntgeni çekilebilir.

Nezlenin Diğer Hastalıklardan Ayırt Edilmesi

Kedilerde hapşırma ve burun akıntısı yalnızca nezleden kaynaklanmaz. Özellikle belirtiler uzun sürüyorsa, tekrarlıyorsa, tek taraflıysa ya da tedaviye yanıt vermiyorsa, veteriner hekim diğer olası nedenleri de değerlendirir. Bu nedenler arasında şunlar bulunur:

  • Burundaki yabancı cisim: Ot parçaları gibi burna kaçan yabancı cisimler, ani başlayan hapşırmaya ve çoğu zaman tek taraflı burun akıntısına neden olabilir.
  • Burun ve boğaz polipleri: Özellikle genç kedilerde görülebilen bu iyi huylu doku büyümeleri, burun tıkanıklığına ve horlamaya yol açabilir.
  • Diş kökü enfeksiyonları: Üst çene dişlerindeki kök enfeksiyonları, burun akıntısına ve yüzde şişliğe neden olabilir.
  • Mantar enfeksiyonları: Bazı mantar enfeksiyonları burun içinde yerleşerek uzun süren akıntıya ve burun üzerinde şişliğe yol açabilir.
  • Tümörler: Özellikle yaşlı kedilerde, uzun süren, tek taraflı ya da kanlı burun akıntısı burun içi tümörlerle ilişkili olabilir.
  • Kedi astımı ve alt solunum yolu hastalıkları: Bu hastalıklarda hapşırmadan çok öksürük, hırıltılı soluma ve nefes darlığı öne çıkar.

Kedilerde Nezle Nasıl Tedavi Edilir?

Kedilerde nezlenin tedavisi, hastalığın şiddetine, öne çıkan belirtilere, kedinin yaşına ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Komplikasyonsuz vakaların çoğunda tedavi destekleyicidir. Amaç, kedinin bağışıklık sisteminin enfeksiyonla baş ederken rahat etmesini, yemek yemeye ve su içmeye devam etmesini sağlamak ve komplikasyonları takip etmektir.

Antibiyotikler: Antibiyotik her vakada gerekmez. Kedilerde nezle vakalarının büyük bölümüne virüsler neden olur ve antibiyotikler virüslere etki etmez. Koyu burun akıntısı, ateş ve halsizlik gibi ikincil bakteriyel enfeksiyon bulguları, Chlamydia ya da Mycoplasma gibi bakteriyel etken şüphesi ya da zatürre gibi durumlarda veteriner hekim antibiyotik tedavisine karar verebilir. Antibiyotik kullanımı konusundaki karar tamamen veteriner hekime aittir.

Antiviral ilaçlar: Özellikle herpesvirüse bağlı ağır vakalarda ve göz sorunlarında veteriner hekim antiviral ilaçlar önerebilir. Bu ilaçların kullanımına, kedinin durumu değerlendirilerek karar verilir.

Göz tedavileri: Göz iltihabı ve göz yüzeyindeki yaralar için veteriner hekim özel göz damlaları ya da merhemler önerebilir. Göz yüzeyinde yara olan kedilerde bazı göz ilaçları, özellikle kortizon içerenler, durumu ağırlaştırabilir. Bu nedenle göz ilaçları yalnızca veteriner hekim önerisiyle kullanılmalıdır.

Destekleyici tedaviler: Veteriner hekim, kedinin durumuna göre sıvı desteği, iştah açıcı ilaçlar, ağrı kesiciler ya da burun tıkanıklığını rahatlatmaya yönelik uygulamalar önerebilir. Ağız yaraları olan kedilerde ağrının kontrol altına alınması, kedinin yeniden yemek yemeye başlaması açısından önemlidir.

Hastanede tedavi: Yemek yemeyen, sıvı kaybı gelişen, solunum güçlüğü çeken ya da zatürre gelişen kedilerde hastanede yatarak tedavi, damar yoluyla sıvı desteği ve gerekli durumlarda beslenme desteği uygulanabilir.

Tedavi sürecinde veteriner hekimin önerdiği kontrol muayenelerine gitmek önemlidir. Kedinin durumu beklenen şekilde düzelmiyorsa ya da yeni belirtiler ortaya çıkıyorsa, tedavinin yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

Kedilerde Nezle
Kedilerde Nezle

Evde Bakım Nasıl Yapılır?

Nezleli bir kedinin evde bakımı, iyileşme sürecini destekler ve kedinin daha rahat etmesini sağlar. Aşağıdaki öneriler, veteriner hekimin önerdiği tedaviye ek olarak uygulanabilir.

Burun ve Göz Akıntısını Temizlemek

Burun çevresinde kuruyan akıntılar burun deliklerini tıkayarak kedinin nefes almasını ve koku almasını zorlaştırır. Göz çevresinde biriken akıntılar da gözde tahrişe neden olabilir. Bu nedenle akıntılar gün içinde düzenli olarak temizlenmelidir.

Temizlik için ılık suyla nemlendirilmiş pamuk ya da yumuşak bir bez kullanılabilir. Her göz için ayrı bir pamuk kullanmak, enfeksiyonun bir gözden diğerine taşınmasını önlemeye yardımcı olur. Temizlik sırasında göze bastırılmamalı ve göz yüzeyine dokunulmamalıdır. Kedilerin göz çevresi temizliği için hazırlanmış kedi göz ve kulak bakım ürünleri, akıntıların nazikçe temizlenmesine yardımcı olabilir. Bu ürünler yalnızca temizlik amacıyla kullanılmalıdır. Göz iltihabı ya da göz yarası için ilaç tedavisi ise veteriner hekim tarafından belirlenmelidir.

İştahı Desteklemek: Isıtılmış ve Kokulu Mama

Burnu tıkanan kedinin mamaya ilgisini artırmak için mamanın kokusunu belirginleştirmek faydalı olabilir. Yaş mamayı vücut ısısına yakın bir sıcaklığa kadar hafifçe ılıtmak, mamanın kokusunu artırır ve kedinin mamaya olan ilgisini canlandırabilir. Mama hiçbir zaman sıcak verilmemeli, ılıtıldıktan sonra sıcaklığı mutlaka kontrol edilmelidir.

Ağız yaraları olan kediler için yumuşak kıvamlı mamalar daha kolay yenebilir. Mamayı küçük porsiyonlar hâlinde ve gün içinde birkaç kez sunmak da kedinin yemek yemesini kolaylaştırabilir. Bazı kediler, sahiplerinin elinden ya da yanlarında biri varken daha kolay yemek yer.

Mama ve su kapları temiz tutulmalı ve kedinin kolayca ulaşabileceği bir yere konulmalıdır. Temiz ve taze su her zaman erişilebilir olmalıdır.

Nemli Hava ve Buhar

Nemli hava, kedinin burun yollarındaki salgıların yumuşamasına ve burun tıkanıklığının hafiflemesine yardımcı olabilir. Bu amaçla bazı veteriner hekimler, sıcak duş sırasında buharla dolan banyoda kedinin kısa bir süre bulunmasını önerebilir. Bu sırada kedi sıcak suyla temas etmemeli ve yalnız bırakılmamalıdır. Kedinin bulunduğu odada oda nemlendiricisi kullanılması da faydalı olabilir.

Ortamı tahriş eden sigara dumanı, oda spreyleri, parfümler, tütsüler ve yoğun kokulu temizlik ürünlerinden kaçınılmalıdır. Esans yağı difüzörleri kullanılmamalıdır. Bazı esans yağları kediler için zehirli olabilir.

Sakin ve Stressiz Bir Ortam

Stres, kedinin bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebilir ve herpesvirüs taşıyan kedilerde hastalığın alevlenmesini tetikleyebilir. Bu nedenle hastalık süresince kedinin sakin, sıcak ve sessiz bir ortamda dinlenmesi sağlanmalıdır.

Kedinin sevdiği bir dinlenme alanı, kolay ulaşabileceği kum kabı, mama ve su kabı bu ortamda bulunmalıdır. Hastalık süresince evde büyük değişikliklerden, misafir ağırlamaktan ve kedinin rutininin bozulmasından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Kedi ilgi istediğinde ona sakin bir şekilde eşlik etmek, dinlenmek istediğinde ise onu rahat bırakmak en doğru yaklaşımdır.

Diğer Kedilerden Ayrı Tutmak

Kedilerde nezle bulaşıcı bir hastalık olduğu için hasta kedinin evdeki diğer kedilerle temasının sınırlandırılması gerekir. Mümkünse hasta kedi ayrı bir odada dinlenmeli ve bu odada kendi kum kabı, mama ve su kapları bulunmalıdır.

Hasta kediye dokunduktan, göz ve burun akıntısını temizledikten sonra eller mutlaka yıkanmalıdır. Hasta kedinin eşyaları diğer kedilerin eşyalarından ayrı tutulmalı ve düzenli olarak temizlenmelidir. Önce sağlıklı kedilerin, ardından hasta kedinin bakımını yapmak, etkenlerin taşınma riskini azaltabilir. Evdeki diğer kedilerde belirti başlarsa, onlar için de veteriner hekimle iletişime geçilmelidir.

Evde Yapılmaması Gereken Hatalar

Nezleli bir kediye yardım etmek isterken yapılan bazı hatalar, kedinin sağlığını ciddi şekilde riske atabilir.

İnsan ilacı vermek: İnsanlar için kullanılan ağrı kesiciler, ateş düşürücüler ve soğuk algınlığı ilaçları kediler için son derece tehlikelidir. Örneğin parasetamol, kediler için ciddi ve yaşamı tehdit edebilen zehirlenmelere neden olabilir. Kediye veteriner hekimin önermediği hiçbir insan ilacı verilmemelidir.

İnsanlar için üretilmiş burun damlası kullanmak: İnsanlarda burun tıkanıklığı için kullanılan bazı damla ve spreyler, kedilerde ciddi yan etkilere yol açabilecek maddeler içerebilir. Burun tıkanıklığı için yalnızca veteriner hekimin önerdiği uygulamalar kullanılmalıdır.

Evde kalan antibiyotikleri ya da göz damlalarını kullanmak: Önceki bir tedaviden kalan ilaçları kullanmak doğru değildir. Kedilerde nezle vakalarının önemli bir bölümünde antibiyotik gerekmez. Evde kalan bazı göz damlaları ise göz yüzeyinde yara olan kedilerde durumu ağırlaştırabilir.

L-lizin takviyesine güvenmek: L-lizin, herpesvirüse karşı uzun yıllar boyunca önerilmiş bir amino asit takviyesidir. Ancak güncel bilimsel değerlendirmeler, bu takviyenin kedilerde herpesvirüs enfeksiyonunu önlemede ya da tedavi etmede etkili olduğunu desteklememektedir. Bu nedenle L-lizin, veteriner tedavisinin yerine kullanılmamalıdır. Herhangi bir takviye kullanmadan önce veteriner hekime danışılmalıdır.

İştahsızlığı günlerce beklemek: Nezleli kedinin yemek yememesini "nasılsa geçer" düşüncesiyle günlerce beklemek, karaciğer yağlanması gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Kedi bir günden uzun süre yemek yemiyorsa veteriner hekime danışılmalıdır. Bu süreçte kuru mamayı yemeyen kedilere, kokusu daha belirgin ve kıvamı daha yumuşak olan yaş kedi maması sunmak iştahı desteklemeye yardımcı olabilir. Ancak kedi yine de yemiyorsa beklemeden veteriner hekime başvurulmalıdır.

Kediyi zorla beslemek: Kediye ağzından zorla mama vermeye çalışmak, kedinin mamaya karşı olumsuz bir tutum geliştirmesine ve mamanın solunum yollarına kaçmasına neden olabilir. Beslenme desteği gerekiyorsa bunun nasıl yapılacağına veteriner hekim karar vermelidir.

Kedilerde Nezleden Nasıl Korunulur?

Kedilerde nezleye karşı korunmada aşılar, yeni gelen kediler için alınan önlemler, stresin azaltılması ve hijyen birlikte önem taşır.

Aşılar

Kedilerde nezle birden fazla etkenin rol oynayabildiği bir hastalık tablosu olduğu için mevcut aşılar tüm nedenlere karşı tam koruma sağlamaz. Ancak kedinin risk durumuna uygun aşılar, en önemli etkenlere karşı korunmaya yardımcı olabilir.

Herpesvirüs ve calicivirüs bileşenleri, kedilere rutin olarak uygulanan karma aşıların içinde bulunur. Bu aşılar enfeksiyonu her zaman önlemez, ancak kedinin bu virüslerle karşılaştığında hastalığı daha hafif geçirmesine yardımcı olur. Chlamydia felis ve Bordetella bronchiseptica aşıları ise bazı aşı programlarında, özellikle risk taşıyan kediler için değerlendirilebilir.

Yavru kedilerin aşı programının zamanında başlatılması ve tamamlanması, yetişkin kedilerde ise rapel aşılarının veteriner hekimin önerdiği aralıklarla yapılması önemlidir. Kedinizin yaşam koşullarına uygun aşı programı konusunda veteriner hekiminizle görüşmeniz önerilir.

Yeni Gelen Kediyi Bir Süre Ayrı Tutmak

Evinize yeni bir kedi geldiğinde, özellikle evde başka kediler varsa, yeni kediyi bir süre ayrı bir odada tutmak nezlenin yayılmasını önlemeye yardımcı olur. Bu süreçte yeni kedinin veteriner kontrolünden geçmesi, aşı durumunun değerlendirilmesi ve gerekli testlerin yapılması önerilir.

Yeni kedide hapşırma, burun ya da göz akıntısı gibi belirtiler varsa, kediler tamamen iyileşene ve veteriner hekim onay verene kadar ayrı tutulmalıdır. Belirti göstermeyen bir kedinin de taşıyıcı olabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle ayrı tutma süresinin ne kadar olması gerektiği konusunda veteriner hekiminizin önerisine uymanız en doğru yaklaşımdır.

Stresi Azaltmak

Stres, hem kedilerin enfeksiyonlara karşı direncini azaltabilir hem de herpesvirüs taşıyan kedilerde hastalığın yeniden alevlenmesini tetikleyebilir. Bu nedenle özellikle daha önce nezle geçirmiş kedilerde stresin azaltılması önemlidir.

Kedinin rutininin korunması, her kediye yeterli sayıda kum kabı, mama kabı ve dinlenme alanı sağlanması, çok kedili evlerde kedilerin kendilerine ait alanlara sahip olması ve evdeki değişikliklerin kademeli olarak yapılması stresi azaltmaya yardımcı olur. Taşınma, pansiyon ya da eve yeni bir bireyin katılması gibi stresli dönemlerde kedi daha yakından takip edilmelidir.

Hijyen

Mama ve su kaplarının, kum kaplarının, oyuncakların ve yatakların düzenli olarak temizlenmesi, etkenlerin ortamda birikmesini azaltır. Çok kedili evlerde ve kedilerin bir arada bulunduğu ortamlarda, farklı kedilerle temas ettikten sonra ellerin yıkanması da bulaşma riskini azaltır. Calicivirüs gibi bazı etkenler yaygın temizlik ürünlerine karşı dirençli olabilir. Bu nedenle hasta bir kedinin bulunduğu ortamın temizliğinde hangi ürünlerin kullanılacağı konusunda veteriner hekiminizden bilgi alabilirsiniz.

Kedilerde Nezle
Kedilerde Nezle

Kedilerde Nezle Kontrol Listesi

Kediniz hapşırmaya başladıysa, aşağıdaki kontrol listesi durumu değerlendirmenize ve veteriner hekime doğru bilgi vermenize yardımcı olabilir:

  • ☐ Kedide hapşırma, burun ya da göz akıntısı var mı?
  • ☐ Akıntı berrak mı, yoksa koyu, sarı ya da yeşil mi?
  • ☐ Kedi gözünü kısıyor ya da gözünü açmakta zorlanıyor mu?
  • ☐ Kedi yemek yiyor mu? Son yemeğinin üzerinden ne kadar zaman geçti?
  • ☐ Su içiyor mu?
  • ☐ Ağzında yara, salya akması ya da yemek yerken zorlanma var mı?
  • ☐ Enerji düzeyinde belirgin bir düşüş var mı?
  • ☐ Ağzı açık ya da zorlanarak nefes alıyor mu?
  • ☐ Evde başka kediler var mı?
  • ☐ Kedi yakın zamanda sahiplenildi mi ya da stresli bir dönem geçirdi mi?
  • ☐ Aşıları güncel mi?

Önemli: Ağzı açık soluma, nefes darlığı, bir günden uzun süren iştahsızlık, su içmeme, gözü tamamen kapatma ya da hızla kötüleşme varsa beklemeden veteriner hekime başvurun.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Kedi nezlesi insanlara bulaşır mı?

Kedilerde nezleye neden olan en sık etkenler olan herpesvirüs ve calicivirüs kedilere özgüdür ve insanlarda hastalık oluşturması beklenmez. Ancak Chlamydia felis ve Bordetella bronchiseptica gibi bazı bakteriyel etkenler, özellikle bağışıklığı baskılanmış kişilerde nadir insan enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilmiştir. Bu nedenle hasta kediye dokunduktan sonra ellerin yıkanması gibi temel hijyen kurallarına uyulması önerilir. Bu konuda endişeniz varsa kendi hekiminize danışabilirsiniz.

2. Kedi nezlesi köpeklere bulaşır mı?

Kedilerde nezleye neden olan herpesvirüs ve calicivirüs köpeklerde hastalık oluşturmaz. Ancak Bordetella bronchiseptica, hem kedilerde hem de köpeklerde solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabilen bir bakteridir. Bu nedenle evde hem kedi hem de köpek varsa, hasta kedinin köpekle yakın temasını hastalık süresince sınırlamak faydalı olabilir.

3. Aşılı kedi nezle olur mu?

Evet, olabilir. Karma aşı içindeki herpesvirüs ve calicivirüs bileşenleri enfeksiyonu her zaman önlemez, ancak kedinin hastalığı daha hafif geçirmesine yardımcı olur. Ayrıca aşıların kapsamadığı etkenler de nezleye neden olabilir. Karma aşının hangi hastalıklara karşı koruma sağladığı ve ne zaman yapılması gerektiği hakkında daha fazla bilgi için kedi karma aşısı nedir yazımızı okuyabilirsiniz.

4. Kedi nezlesi kendiliğinden geçer mi?

Komplikasyonsuz vakaların çoğunda belirtiler birkaç hafta içinde gerileyebilir. Ancak bu, kedinin takip edilmemesi gerektiği anlamına gelmez. Başlangıçta hafif olan bir tablo kötüleşebilir, göz sorunlarına ya da uzun süren iştahsızlığa yol açabilir. Bu nedenle nezle belirtileri gösteren kediler için veteriner hekimle iletişime geçilmesi ve kedinin genel durumunun yakından izlenmesi önerilir.

5. Kedim hapşırıyor ama iştahı yerinde, veterinere gitmeli miyim?

Ara sıra hapşıran, yemek yiyen, su içen ve enerjik olan bir kedide durum genellikle acil değildir. Ancak hapşırma birkaç günden uzun sürüyorsa, burun ya da göz akıntısı eşlik ediyorsa, akıntı koyulaşıyorsa ya da kedi yavru, yaşlı veya kronik bir hastalığa sahipse veteriner hekimle iletişime geçmek doğru olur. Kedinin iştahı ve enerjisi azalmaya başlarsa beklemeden muayene gerekir.

6. Nezleli kedi ne kadar süre yemek yemeden kalabilir?

Bu soruya güvenli bir süre vermek doğru değildir. Kedilerde uzun süren iştahsızlık, karaciğer yağlanması gibi yaşamı tehdit edebilen sorunlara yol açabilir. Kediniz bir günden uzun süre yemek yemiyorsa veteriner hekiminizle iletişime geçmeniz önerilir. Yavru kedilerde ise bu süre çok daha kısa tutulmalıdır.

7. Kedi nezlesinde antibiyotik gerekir mi?

Her vakada gerekmez. Kedilerde nezle vakalarının büyük bölümüne virüsler neden olur ve antibiyotikler virüslere etki etmez. İkincil bakteriyel enfeksiyon bulguları, bakteriyel etken şüphesi ya da zatürre gibi durumlarda veteriner hekim antibiyotik tedavisine karar verebilir. Kediye veteriner hekimin önermediği antibiyotik verilmemelidir.

8. Kedi nezlesi neden tekrar ediyor?

Kedilerde nezlenin en sık nedenlerinden biri olan herpesvirüs, kedi iyileştikten sonra vücutta sessiz bir şekilde kalabilir. Taşınma, pansiyon, eve yeni bir kedi gelmesi, ameliyat ya da başka bir hastalık gibi stresli durumlar virüsün yeniden aktifleşmesine ve belirtilerin tekrarlamasına neden olabilir. Burun içindeki kalıcı doku hasarı, polipler, diş sorunları ve bağışıklığı etkileyen hastalıklar da tekrarlayan belirtilere yol açabilir. Sık tekrarlayan nezle vakalarında veteriner hekim bu olasılıkları değerlendirebilir.

9. Kedimin gözü akıyor ve kapanıyor, nezle mi?

Göz akıntısı ve gözü kısma, kedilerde nezlenin sık görülen belirtileri arasındadır. Ancak bu belirtiler tek başına nezle tanısı koydurmaz. Göze kaçan yabancı cisimler, göz yaralanmaları, göz kapağı sorunları ve diğer göz hastalıkları da benzer belirtilere yol açabilir. Özellikle gözünü kapatan ya da gözünde bulanıklık görülen bir kedide göz yüzeyinde yara olabileceği için gecikmeden veteriner muayenesi gerekir.

10. Sokaktan aldığım yavru kedi nezle, diğer kedime bulaşır mı?

Evet, bulaşabilir. Kedilerde nezle, doğrudan temas, hapşırık damlacıkları ve ortak eşyalar yoluyla kolayca yayılabilir. Nezleli yavru kediyi, evdeki diğer kedinizden ayrı bir odada, kendi kum kabı, mama ve su kaplarıyla birlikte tutmanız önerilir. Yavru kedinin veteriner hekim tarafından muayene edilmesi, evdeki kedinizin aşılarının güncel olup olmadığının kontrol edilmesi ve iki kedinin ne zaman tanıştırılabileceği konusunda veteriner hekimin önerisine uyulması önemlidir.