Köpekler Neden Sürekli Kaşınır? Kaşıntının Nedenleri, Belirtileri ve Çözüm Yolları

Köpekler Neden Sürekli Kaşınır? Kaşıntının Nedenleri, Belirtileri ve Çözüm Yolları

Köpeğinizin arada bir kulağının arkasını kaşıması ya da uyandıktan sonra sırtını yere sürtmesi tamamen normaldir. Ancak kaşınma gece uykusunu bölecek kadar sıklaştıysa, köpeğiniz patilerini durmadan yalıyorsa, tüylerinde seyrelmeler ya da derisinde kızarıklıklar oluşmaya başladıysa, bu durum bir sağlık sorununun işareti olabilir. Kaşıntı, köpeklerde veteriner kliniklerine en sık başvuru nedenlerinden biridir ve arkasında pirelerden alerjilere, deri enfeksiyonlarından stres kaynaklı davranışlara kadar çok farklı nedenler yatabilir.

Bu rehberde köpeklerde kaşıntının ne zaman normal, ne zaman sorun olduğunu, en sık görülen nedenleri ve kaşıntının vücuttaki yerine göre neye işaret edebileceğini anlatıyoruz. Ayrıca veteriner hekimin kaşıntının nedenini nasıl araştırdığını, tedavi seçeneklerini, evde bakım önerilerini ve kaşıntıyı önlemek için yapabileceklerinizi ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

Önemli not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve veteriner hekim muayenesinin yerini tutmaz. Köpeğinizde yüzde ya da vücutta yaygın şişlik, nefes almada güçlük, hızla yayılan yaralar ya da belirgin halsizlik varsa vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurun.

Köpekler Neden Sürekli Kaşınır
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır

Köpeklerde Kaşınma Ne Zaman Normal, Ne Zaman Sorun?

Her köpek zaman zaman kaşınır. Kaşınma, deriye takılan bir ot parçasından, tüylerin arasına giren tozdan ya da kısa süreli bir tahrişten kurtulmanın doğal bir yoludur. Önemli olan, kaşınmanın sıklığı, şiddeti ve eşlik eden başka belirtiler olup olmadığıdır.

Normal Kaşınma ile Aşırı Kaşıntının Farkı

Normal kaşınma kısa sürer, gün içinde birkaç kez görülür ve deride herhangi bir iz bırakmaz. Köpek kaşındıktan sonra işine devam eder ve kaşınma oyununu, uykusunu ya da yemek yemesini etkilemez.

Aşırı kaşıntı ise şu özelliklerden biri ya da birkaçıyla kendini gösterir:

  • Köpeğin gün içinde sık sık ve uzun süre kaşınması
  • Kaşınmanın gece uykusunu bölmesi
  • Köpeğin oyun ya da yemek sırasında bile durup kaşınması
  • Deride kızarıklık, kabuklanma, yara ya da kalınlaşma
  • Tüylerde seyrelme ya da açıklıklar
  • Deride ya da kulaklarda kötü koku
  • Belirli bir bölgenin sürekli yalanması ya da ısırılması

Bu belirtilerden herhangi biri varsa, kaşıntının nedeninin araştırılması gerekir. Kaşıntı yalnızca rahatsız edici değildir, aynı zamanda köpeğin kaşıdığı bölgede deri hasarına ve ikincil enfeksiyonlara da yol açabilir.

Kaşıntının Gözden Kaçan İşaretleri

Kaşıntı her zaman arka ayakla kaşınma şeklinde görülmez. Birçok köpek sahibi aşağıdaki davranışların da kaşıntı belirtisi olabileceğini fark etmez:

  • Patileri yalama ya da çiğneme: Özellikle akşamları ve dinlenme sırasında sürekli pati yalama, kaşıntının en sık gözden kaçan belirtilerinden biridir. Açık renkli köpeklerde patilerdeki tüylerin kırmızımsı kahverengiye dönmesi bu yalamanın bir işareti olabilir.
  • Vücudunu ısırma: Köpeğin kuyruk dibini, bacaklarını ya da yan taraflarını dişleriyle kemirir gibi ısırması.
  • Sürtünme: Yüzünü halıya, koltuğa ya da yere sürtme, sırtüstü yatıp kıvranma.
  • Kalçasını yere sürtme: Kalçasını yerde sürükleyerek ilerleme.
  • Başını sallama: Sık sık baş sallama ya da kulağını yere sürtme.
  • Huzursuzluk: Bir türlü yerleşip uyuyamama, sık sık pozisyon değiştirme.
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır

Köpeklerde Kaşıntının En Sık Nedenleri

Köpeklerde kaşıntının pek çok farklı nedeni vardır ve bir köpekte aynı anda birden fazla neden rol oynayabilir. Örneğin alerjisi olan bir köpekte kaşıntı nedeniyle deride ikincil bir enfeksiyon gelişebilir ve bu enfeksiyon kaşıntıyı daha da artırabilir. Bu nedenle kaşıntının nedenini bulmak bazen adım adım ilerleyen bir süreç gerektirir.

Pireler

Pireler, köpeklerde kaşıntının en sık nedenlerinden biridir. Pireler köpeğin kanıyla beslenir ve ısırıkları deride kaşıntıya yol açar. Pire varlığında kaşıntı genellikle kuyruk dibinde, sırtın arka kısmında, kalçalarda ve arka bacakların iç yüzünde yoğunlaşır.

Pireleri her zaman gözle görmek mümkün olmayabilir. Özellikle koyu ve yoğun tüylü köpeklerde pireler kolayca gözden kaçar. Pire varlığının en kolay anlaşılan işareti, tüylerin dibinde biriken küçük siyah noktalardır. Bu noktalar pire dışkısıdır. Bunları ıslak beyaz bir kâğıt peçeteye aldığınızda kırmızımsı kahverengi bir renk bırakırlar.

Pirelere karşı korumanın en etkili yolu, veteriner hekiminizin önerdiği antiparaziter ürünlerin düzenli ve aksatmadan kullanılmasıdır. Damla, tablet ya da tasma şeklindeki ürünlerden hangisinin köpeğinize uygun olduğunu, köpeğinizin yaşını, kilosunu ve yaşam koşullarını değerlendirerek veteriner hekiminiz belirleyebilir. Farklı ürün türlerini pire kene tasma ve paraziter ürünleri kategorisinde inceleyebilirsiniz. Kedilere yönelik antiparaziter ürünlerin köpeklerde, köpeklere yönelik ürünlerin ise kedilerde kullanılmaması gerektiğini unutmayın.

Pire Isırığı Alerjisi

Bazı köpekler pire tükürüğüne karşı alerjiktir. Bu köpeklerde tek bir pire ısırığı bile günlerce süren yoğun bir kaşıntıyı tetikleyebilir. Pire ısırığı alerjisi olan köpeklerde kuyruk dibinde, sırtın arka kısmında ve arka bacaklarda tüy dökülmesi, kızarıklık, kabuklanma ve deride kalınlaşma görülebilir.

Pire ısırığı alerjisinin en yanıltıcı yanı, köpeğin üzerinde pire görülmeyebilmesidir. Köpek yoğun kaşıntı nedeniyle sık sık yalandığı ve kendini ısırdığı için pireleri uzaklaştırabilir. Bu nedenle "köpeğimde pire yok" düşüncesiyle pire alerjisini göz ardı etmemek gerekir. Pire alerjisi olan köpeklerde düzenli ve aralıksız parazit koruması, tedavinin temelini oluşturur.

Uyuz ve Diğer Akarlar

Akarlar, gözle görülemeyecek kadar küçük parazitlerdir. Köpeklerde kaşıntıya yol açabilen başlıca akar türleri şunlardır:

  • Sarkoptik uyuz: Deriye yerleşen akarların neden olduğu, çok şiddetli kaşıntıyla seyreden bir hastalıktır. Kaşıntı genellikle kulak kenarlarında, dirseklerde, bacakların alt kısımlarında ve karında yoğunlaşır. Diğer köpeklere bulaşabilir ve insanlarda da geçici kaşıntılı lezyonlara yol açabilir.
  • Demodeks: Az sayıda bulunduğunda birçok köpeğin derisinde doğal olarak yaşayan bir akar türüdür. Bağışıklık sisteminin zayıf olduğu durumlarda aşırı çoğalarak tüy dökülmesine yol açabilir. Demodeks genellikle kaşıntısızdır, ancak ikincil bir deri enfeksiyonu geliştiğinde kaşıntı ortaya çıkabilir. Diğer köpeklere ya da insanlara bulaşmaz.
  • Yürüyen kepek (Cheyletiella): Sırt boyunca yoğun kepeklenme ve hafif ile orta derecede kaşıntıya yol açabilen bir akar türüdür. Diğer köpeklere bulaşabilir ve insanlarda da geçici kaşıntıya neden olabilir.
  • Kulak akarları: Kulakta yoğun kaşıntıya, baş sallamaya ve koyu kahverengi kulak kirine yol açar. Özellikle yavru köpeklerde görülür.

Akar kaynaklı hastalıkların teşhisi ve tedavisi mutlaka veteriner hekim tarafından yapılmalıdır. Uyuzun belirtilerini, türlerini, tedavisini ve insanlara bulaşma riskini köpeklerde uyuz rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Çevresel Alerjiler (Atopik Dermatit)

Atopik dermatit, köpeklerin polen, ev tozu akarları, küf sporları ve benzeri çevresel alerjenlere karşı aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkan, kronik ve kaşıntılı bir deri hastalığıdır. Köpeklerde kaşıntının en sık nedenlerinden biridir.

Atopik dermatitte belirtiler genellikle 6 ay ile 3 yaş arasında başlar. Kaşıntı en çok patilerde, yüzde, kulaklarda, koltuk altlarında, kasıklarda ve karında görülür. Polene bağlı alerjilerde belirtiler belirli mevsimlerde artabilirken, ev tozu akarlarına bağlı alerjilerde yıl boyu sürebilir. Atopik dermatitli köpeklerde tekrarlayan kulak enfeksiyonları ve deri enfeksiyonları da sık görülür.

Atopik dermatit genellikle tamamen ortadan kalkmaz, ancak doğru tedavi ve düzenli bakımla kontrol altına alınabilir.

Besin Alerjisi

Bazı köpekler mamalarındaki belirli bileşenlere, çoğunlukla protein kaynaklarına karşı alerjik tepki geliştirir. Besin alerjisi her yaşta ortaya çıkabilir ve yıl boyu süren, mevsimle değişmeyen bir kaşıntıya yol açabilir. Kaşıntı sıklıkla kulaklarda, patilerde, kuyruk dibinde ve karında görülür. Bazı köpeklerde kaşıntıya sık dışkılama, yumuşak dışkı ya da kusma gibi sindirim belirtileri de eşlik edebilir.

Besin alerjisinin belirtileri atopik dermatitin belirtilerine çok benzer. Bu nedenle ikisini yalnızca belirtilere bakarak ayırmak mümkün değildir. Besin alerjisinin tanı süreci aşağıda, veteriner teşhisi bölümünde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

Bakteriyel ve Maya Kaynaklı Deri Enfeksiyonları

Deri bütünlüğü bozulduğunda, yani alerji, parazit ya da başka bir nedenle deri zarar gördüğünde, deride doğal olarak bulunan bakteriler ve mayalar aşırı çoğalarak enfeksiyona yol açabilir. Bu enfeksiyonlar çoğunlukla başka bir sorunun sonucu olarak, yani ikincil olarak gelişir.

  • Bakteriyel deri enfeksiyonlarında deride kırmızı kabarcıklar, sivilce benzeri lezyonlar, halka şeklinde kabuklanmalar ve tüy dökülmesi görülebilir.
  • Maya enfeksiyonlarında deride yağlanma, koyulaşma, kalınlaşma ve belirgin, ekşimsi bir koku görülebilir. Patiler, kulaklar, koltuk altları ve deri kıvrımları en sık etkilenen bölgelerdir.

Bu enfeksiyonlar kaşıntıyı artırır, kaşıntı da deriyi daha fazla zedeleyerek enfeksiyonun ilerlemesine yol açar. Bu kısır döngüyü kırmak için hem enfeksiyonun hem de altta yatan nedenin tedavi edilmesi gerekir.

Kuru Cilt

Kuru cilt, özellikle kış aylarında, kaloriferli ortamlarda ya da çok sık yıkanan köpeklerde kaşıntıya yol açabilir. Kuru ciltte deride ince beyaz pullanma (kepek) ve mat görünümlü tüyler görülebilir. Uygun olmayan şampuanların kullanılması ya da şampuanın iyi durulanmaması da cildi kurutabilir.

Kuru cilt tek başına genellikle hafif bir kaşıntıya yol açar. Yoğun kaşıntı varsa, kuruluğun arkasında başka bir neden olup olmadığının araştırılması gerekir.

Temas Kaynaklı Tahrişler

Bazı köpeklerde deri, temas ettiği bazı maddelere karşı tahriş ya da alerjik tepki gösterebilir. Halı temizleyiciler, yer temizlik ürünleri, bazı bitkiler, çim ilaçları, plastik ya da kauçuk malzemeler bunlara örnek verilebilir. Temas kaynaklı tahrişler genellikle tüylerin az olduğu bölgelerde, yani karında, kasıklarda, patilerin alt yüzünde ve çenede görülür.

Can Sıkıntısı, Stres ve Davranışsal Yalama

Bazı köpekler, fiziksel bir neden olmaksızın can sıkıntısı, kaygı ya da stres nedeniyle kendilerini sürekli yalayabilir veya ısırabilir. Uzun süre yalnız kalan, yeterince egzersiz yapmayan ya da zihinsel olarak uyarılmayan köpeklerde bu davranış daha sık görülür. Sürekli yalama, özellikle ön bacakların alt kısmında, iyileşmesi zor yaralara yol açabilir.

Ancak bir köpeğin yalamasını davranışsal olarak değerlendirmeden önce, parazit, alerji ve enfeksiyon gibi fiziksel nedenlerin dışlanması gerekir. Davranışsal yalama tanısı, ancak bu nedenler araştırıldıktan sonra konabilir.

Hormonal Hastalıklar ve Diğer Nedenler

Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) ya da böbreküstü bezlerinin aşırı hormon üretmesi gibi hormonal hastalıklar, deride ve tüylerde değişikliklere yol açabilir. Bu hastalıklar genellikle kaşıntısız tüy dökülmesiyle başlar, ancak deride ikincil enfeksiyon geliştiğinde kaşıntı ortaya çıkabilir. Mantar enfeksiyonları, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları ve nadiren deri tümörleri de kaşıntıya neden olabilir.

Köpekler Neden Sürekli Kaşınır
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır

Kaşıntının Yerine Göre Olası Nedenler

Kaşıntının vücutta hangi bölgede yoğunlaştığı, olası nedenler hakkında ipucu verebilir. Ancak bu ipuçları yalnızca genel bir yol göstericidir. Aynı bölgedeki kaşıntının birden fazla nedeni olabilir ve kesin teşhis ancak veteriner muayenesiyle konabilir.

Kulaklarını Kaşıyan Köpek

Köpeğiniz sık sık kulaklarını kaşıyor, başını sallıyor ya da kulağını yere sürtüyorsa, akla gelen ilk olasılıklar kulak enfeksiyonu, kulak akarları ve alerjilerdir. Kulak enfeksiyonlarında kulak kanalında kızarıklık, kötü koku ve koyu renkli ya da sarımsı akıntı görülebilir. Alerjisi olan köpeklerde kulak sorunları sıklıkla tekrarlar.

Kulağa yabancı bir cisim kaçması, örneğin yürüyüş sırasında bir ot kılçığının kulak kanalına girmesi de ani başlayan yoğun kaşıntıya ve baş sallamaya yol açabilir. Kulak enfeksiyonunun nedenlerini, belirtilerini ve tedavisini köpeklerde kulak enfeksiyonu rehberimizde ayrıntılı olarak ele aldık. Kulak sorunlarında, veteriner muayenesi yapılmadan kulağa herhangi bir damla ya da solüsyon uygulanmamalıdır, çünkü kulak zarında hasar varsa bazı ürünler zarar verebilir.

Patilerini Yalayan veya Isıran Köpek

Sürekli pati yalama, özellikle çevresel alerjilerin ve besin alerjisinin sık görülen bir belirtisidir. Patilerdeki parmak araları, maya enfeksiyonları için de uygun bir ortamdır. Bunların yanı sıra parmak aralarına batan bir ot kılçığı, patide küçük bir yara, tırnak sorunu ya da eklem ağrısı da pati yalamaya yol açabilir. Tek bir patinin sürekli yalanması, o patide yerel bir sorun olabileceğini düşündürür.

Kuyruk Dibini ve Sırtını Kaşıyan Köpek

Kuyruk dibinde ve sırtın arka kısmında yoğunlaşan kaşıntı, öncelikle pireleri ve pire ısırığı alerjisini düşündürür. Bu bölgede tüy dökülmesi, kabuklanma ve kızarıklık görülebilir. Besin alerjisi de bu bölgede kaşıntıya yol açabilir.

Kalçasını Yere Sürten Köpek

Kalçasını yerde sürükleyerek ilerleyen bir köpekte en sık neden, anüsün iki yanında bulunan anal keselerin dolması ya da iltihaplanmasıdır. Bu keseler normalde dışkılama sırasında boşalır. Boşalamadıklarında köpek rahatsızlık hissederek kalçasını yere sürter. Bağırsak parazitleri ve alerjiler de bu bölgede kaşıntıya yol açabilir. Anal kese sorunlarının veteriner hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir.

Yüzünü Kaşıyan veya Yere Sürten Köpek

Yüzünü patisiyle kaşıyan ya da halıya sürten bir köpekte çevresel alerjiler ve besin alerjisi akla gelebilir. Göz çevresinde kaşıntı göz sorunlarına, ağız çevresinde kaşıntı ise diş sorunlarına da işaret edebilir. Yüzde ani başlayan şişlikle birlikte kaşıntı görülmesi ise alerjik bir reaksiyonun belirtisi olabilir ve hızla değerlendirilmelidir.

Karın ve Koltuk Altlarında Kaşıntı

Karın, kasıklar ve koltuk altları tüylerin az, derinin ince olduğu bölgelerdir. Bu bölgelerdeki kaşıntı çevresel alerjiler, temas kaynaklı tahrişler, uyuz ve bakteriyel deri enfeksiyonlarıyla ilişkili olabilir. Bu bölgelerde kızarıklık, kabarcıklar ve deride koyulaşma görülebilir.

Sık Görülen Bulguların Karşılaştırılması

Aşağıdaki tablo, kaşıntının yerine göre akla gelebilecek olası nedenleri özetler. Bu tablo bir tanı aracı değildir. Aynı bulgu birden fazla nedene bağlı olabilir ve kesin teşhis ancak veteriner muayenesiyle konabilir.

Kaşıntının YeriAkla Gelebilecek Olası NedenlerEşlik Edebilecek Bulgular
KulaklarKulak enfeksiyonu, kulak akarı, alerjiler, yabancı cisimBaş sallama, kötü koku, koyu kulak kiri, akıntı
PatilerÇevresel alerji, besin alerjisi, maya enfeksiyonu, batan cisimTüylerde kırmızımsı renk, parmak aralarında kızarıklık
Kuyruk dibi ve sırtPireler, pire ısırığı alerjisi, besin alerjisiPire dışkısı, tüy dökülmesi, kabuklanma
KalçaAnal kese sorunları, bağırsak parazitleri, alerjilerKalçayı yere sürtme, bölgeyi yalama
YüzÇevresel alerji, besin alerjisi, göz ya da diş sorunlarıYüzü yere sürtme, göz çevresinde kızarıklık
Karın ve koltuk altlarıÇevresel alerji, temas tahrişi, uyuz, deri enfeksiyonuKızarıklık, kabarcıklar, deride koyulaşma
Dirsekler ve kulak kenarlarıUyuzÇok şiddetli kaşıntı, kabuklanma

Sıcak Nokta (Hot Spot) Nedir?

Sıcak nokta, köpeğin aynı bölgeyi yoğun biçimde kaşıması, yalaması ya da ısırması sonucunda birkaç saat içinde gelişebilen, nemli, kırmızı, sıcak ve ağrılı bir deri lezyonudur. Tıpta "akut nemli dermatit" olarak da adlandırılır. Lezyon genellikle yuvarlak şekillidir, üzeri ıslak ve parlak görünür, çevresindeki tüyler yapışmış ya da dökülmüş olabilir.

Sıcak noktalar en çok yoğun ve kalın tüylü ırklarda, sıcak ve nemli havalarda, yüzme ya da banyodan sonra tüyleri iyice kurumamış köpeklerde görülür. Pire ısırıkları, alerjiler, kulak enfeksiyonları ve keçeleşmiş tüyler sıcak noktayı tetikleyebilir.

Sıcak noktalar çok hızlı büyüyebilir ve oldukça ağrılı olabilir. Bu nedenle sıcak nokta fark ettiğinizde veteriner hekime başvurmanız önerilir. Veteriner hekim bölgeyi temizleyerek gerekli tedaviyi uygular ve sıcak noktayı tetikleyen nedeni araştırır.

Hangi Köpekler Kaşıntıya Daha Yatkındır?

Kaşıntı her ırktan ve her yaştan köpekte görülebilir. Bununla birlikte bazı köpeklerde kaşıntıya yol açan sorunlar daha sık görülür:

  • Alerjiye yatkın ırklar: Labrador Retriever, Golden Retriever, Fransız Bulldog, İngiliz Bulldog, West Highland White Terrier, Boxer, Alman Çoban Köpeği, Shar Pei ve Shih Tzu gibi ırklarda atopik dermatitin daha sık görüldüğü bildirilmektedir.
  • Deri kıvrımlı ırklar: Bulldog, Pug ve Shar Pei gibi deri kıvrımları belirgin ırklarda kıvrım aralarında nem birikerek maya ve bakteri enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir.
  • Yoğun ve kalın tüylü ırklar: Golden Retriever ve Newfoundland gibi ırklarda tüylerin altında nem kalabilir ve sıcak nokta gelişme riski artabilir.
  • Sarkık kulaklı ırklar: Cocker Spaniel ve Basset Hound gibi ırklarda kulak kanalı daha az havalandığı için kulak enfeksiyonları daha sık görülebilir.
  • Genç köpekler: Atopik dermatit belirtileri genellikle genç yaşta başlar. Yavru köpeklerde ise parazitler ve demodeks daha sık görülür.
  • Dışarıda vakit geçiren köpekler: Bahçede, ormanda ya da çimlik alanlarda sık vakit geçiren köpeklerde pire, kene ve ot kılçığı gibi sorunlarla karşılaşma olasılığı daha yüksektir.

Bu gruplardan birinde olmak köpeğinizde mutlaka kaşıntı görüleceği anlamına gelmez. Ancak bu köpeklerde deri ve tüylerin düzenli olarak kontrol edilmesi daha da önemlidir.

Köpeklerde Kaşıntı Ne Zaman Tehlikelidir?

Kaşıntıların çoğu acil bir durum değildir, ancak veteriner hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bazı durumlarda ise kaşıntıya eşlik eden belirtiler, hızlı müdahale gerektiren bir soruna işaret edebilir.

Hemen veteriner hekime gidilmesi gereken durumlar:

  • Yüzde, dudaklarda, göz kapaklarında ya da boyunda ani başlayan şişlik
  • Vücutta yaygın kabarıklıklar (kurdeşen) ile birlikte nefes almada güçlük
  • Kusma, ishal, solgun diş etleri ya da bayılma gibi belirtilerle birlikte görülen ani kaşıntı
  • Hızla büyüyen ya da yayılan yaralar
  • Belirgin halsizlik, iştahsızlık ya da ateş
  • Çok ağrılı görünen, köpeğin dokunulmasına izin vermediği lezyonlar

Bu belirtiler, ciddi bir alerjik reaksiyona ya da yaygın bir enfeksiyona işaret edebilir. Özellikle arı sokması ya da yeni bir ilaç sonrasında yüzde şişlik ve nefes almada güçlük gelişirse, bu durum acil müdahale gerektirir.

Kısa süre içinde veteriner hekime danışılması gereken durumlar:

  • Birkaç günden uzun süren ya da giderek artan kaşıntı
  • Kaşıntının gece uykusunu bozması
  • Deride kızarıklık, kabuklanma, tüy dökülmesi ya da kötü koku
  • Sıcak nokta oluşumu
  • Sürekli kulak kaşıma ya da baş sallama
  • Evdeki diğer köpeklerde ya da insanlarda da kaşıntı başlaması
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır

Veteriner Kaşıntının Nedenini Nasıl Bulur?

Kaşıntının nedenini bulmak bazen tek bir muayeneyle mümkün olurken, bazen adım adım ilerleyen bir süreç gerektirir. Veteriner hekim öncelikle ayrıntılı bir öykü alır. Kaşıntının ne zaman başladığı, mevsimsel olup olmadığı, vücudun hangi bölgelerinde yoğunlaştığı, kullanılan parazit koruması, mama ve evdeki diğer köpeklerde benzer belirtiler olup olmadığı gibi bilgiler, teşhis sürecinin temelini oluşturur.

Pire Kontrolü ve Deri Kazıntısı

Muayenede veteriner hekim önce köpeğin tüylerini ve derisini pire ve pire dışkısı açısından inceler. Akar şüphesi varsa, deriden hafifçe kazınarak alınan örnek mikroskop altında incelenir. Bu yöntem, uyuz ve demodeks gibi akarların araştırılmasında kullanılır. Sarkoptik uyuz akarlarını deri kazıntısında bulmak her zaman mümkün olmadığından, veteriner hekim bazı durumlarda şüpheye dayalı bir tedavi denemesi de önerebilir.

Deri ve Kulak Örneği İncelemesi

Deride ya da kulakta enfeksiyon şüphesi varsa, veteriner hekim bölgeden bant ya da pamuklu çubukla örnek alarak mikroskop altında inceleyebilir. Bu inceleme, bakteri ya da maya varlığını ve yoğunluğunu gösterir. Tekrarlayan ya da tedaviye yanıt vermeyen enfeksiyonlarda kültür ve antibiyotik duyarlılık testi yapılabilir. Mantar enfeksiyonu şüphesinde özel ışıkla inceleme ya da mantar kültürü gibi testler gündeme gelebilir. Bazı durumlarda deriden küçük bir doku örneği (biyopsi) alınması da gerekebilir.

Eliminasyon Diyeti

Besin alerjisinin tanısında altın standart, veteriner hekim gözetiminde uygulanan eliminasyon diyetidir. Kan testleri ya da tüy analizleri gibi yöntemler besin alerjisinin tanısında güvenilir sonuç vermez.

Eliminasyon diyetinde köpeğe, daha önce hiç yemediği bir protein kaynağı içeren ya da proteinleri alerjik tepkiye yol açmayacak şekilde küçük parçalara ayrılmış (hidrolize) özel bir diyet verilir. Bu diyet genellikle en az 8 hafta boyunca uygulanır. Bu süre içinde köpek bu diyet dışında hiçbir şey yememelidir. Ödül mamaları, sofra artıkları, aromalı ilaçlar ve çiğneme ürünleri de diyetin sonucunu bozabilir.

Diyet süresince kaşıntı belirgin biçimde azalırsa, bir sonraki adım kontrollü besin provokasyonudur. Bu aşamada köpeğe veteriner hekimin yönlendirmesiyle eski maması ya da belirli besinler tekrar verilir. Kaşıntı yeniden başlarsa besin alerjisi tanısı doğrulanır ve sorunlu besinler belirlenebilir. Provokasyon aşaması atlanırsa, kaşıntının azalmasının diyetten mi yoksa mevsim değişikliği gibi başka bir etkenden mi kaynaklandığı anlaşılamaz.

Bu nedenle yalnızca mamayı değiştirerek besin alerjisi tanısı konamaz. Marketten alınan farklı bir mamaya geçmek, çoğu zaman köpeğin alerjik olduğu bileşeni farklı bir biçimde yeniden almasına yol açar. Besin alerjisinin belirtilerini ve beslenme yönetimini köpeklerde besin alerjisi rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Alerji Testleri

Çevresel alerjiler için deriye uygulanan testler ve kan testleri gibi alerji testleri bulunur. Ancak bu testler atopik dermatit tanısını tek başına koymaz. Sağlıklı köpeklerde de testte pozitif sonuçlar çıkabilirken, alerjisi olan bazı köpeklerde test sonuçları beklenenden farklı olabilir.

Atopik dermatit tanısı, köpeğin öyküsü, belirtileri ve parazitler, enfeksiyonlar ve besin alerjisi gibi diğer nedenlerin dışlanmasıyla konur. Alerji testleri ise bu klinik değerlendirmeden sonra, köpeğin hangi alerjenlere tepki verdiğini belirlemeye ve özellikle alerji aşısı (immünoterapi) gibi tedavileri planlamaya yardımcı olur.

Köpeklerde Kaşıntı Nasıl Tedavi Edilir?

Kaşıntı tedavisinin iki temel amacı vardır: kaşıntının nedenini ortadan kaldırmak ya da kontrol altına almak ve köpeğin yaşadığı rahatsızlığı hafifletmek. Tedavi planı, kaşıntının nedenine ve şiddetine göre veteriner hekim tarafından belirlenir.

Altta Yatan Nedenin Tedavisi

Kaşıntının kalıcı olarak azalması için nedenin tedavi edilmesi gerekir:

  • Parazitlerde: Pire, uyuz ve diğer akarlara karşı uygun antiparaziter tedavi uygulanır. Evdeki diğer köpeklerin ve kedilerin de tedavi edilmesi ve ev ortamının temizlenmesi gerekebilir.
  • Enfeksiyonlarda: Bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotikler, maya ve mantar enfeksiyonlarında mantar ilaçları kullanılabilir. Bu ilaçlar ağız yoluyla, şampuan ya da krem şeklinde verilebilir.
  • Besin alerjisinde: Sorunlu besinlerden kaçınılarak köpeğe uygun bir diyet uygulanır.
  • Atopik dermatitte: Kaşıntıyı kontrol eden ilaçlar, alerji aşısı (immünoterapi), düzenli banyo ve deri bariyerini destekleyen ürünlerle uzun süreli bir yönetim planı oluşturulur.
  • Hormonal hastalıklarda: Altta yatan hormonal sorun tedavi edilir.

Kaşıntıyı Hafifleten Tedaviler

Altta yatan neden tedavi edilirken, köpeğin rahatlaması için kaşıntıyı doğrudan hafifleten tedaviler de kullanılabilir. Günümüzde köpeklerde kaşıntıyı kontrol etmek için geliştirilmiş, tablet ya da enjeksiyon şeklinde uygulanan çeşitli ilaçlar bulunmaktadır. Bazı durumlarda kısa süreli kortikosteroid tedavisi de uygulanabilir. Hangi ilacın hangi dozda ve ne kadar süreyle kullanılacağına veteriner hekim karar verir.

İnsanlar için üretilen alerji ilaçları, kaşıntı kremleri ve ağrı kesiciler veteriner hekim önerisi olmadan köpeklere verilmemelidir. Bazı insan ilaçları köpekler için zehirlidir.

Kaşıma ve Yalamayı Engelleme

Kaşıntılı bir bölgede açılan yaranın ya da sıcak noktanın iyileşebilmesi için köpeğin o bölgeyi kaşımasının, yalamasının ve ısırmasının engellenmesi gerekir. Aksi halde tedavi uygulansa bile köpek bölgeyi tekrar tekrar tahriş ederek iyileşmeyi geciktirir ve enfeksiyonun ilerlemesine yol açabilir.

Bunun için en sık kullanılan yöntem koruyucu yakalıktır. Yakalık, köpeğin dişleriyle ve diliyle yaralı bölgeye ulaşmasını engeller. Yakalığın boyunun, köpeğin burnunun ucunu geçecek uzunlukta olması ve boyna rahatça, ama çıkarılamayacak şekilde oturması önemlidir. Köpeğinize uygun boyut ve modelleri köpek yakalık kategorisinde bulabilirsiniz. Yakalık takılıyken köpeğinizin rahatça yemek yiyip su içebildiğini kontrol edin. Kaplara erişmekte zorlanıyorsa yakalığın uyumunu ve kapların konumunu yeniden değerlendirin.

Yakalık kaşıntının nedenini tedavi etmez, yalnızca iyileşme sürecini korur. Bu nedenle kaşıntının nedenine yönelik tedaviyle birlikte kullanılmalıdır.

Köpeklerde Kaşıntı Ne Kadar Sürer?

Kaşıntının ne kadar süreceği, nedenine ve tedaviye ne zaman başlandığına bağlıdır:

Pire ve pire ısırığı alerjisinde: Pire kontrolü sağlandıktan sonra kaşıntı zamanla azalabilir, ancak pire ısırığı alerjisi olan köpeklerde belirtilerin tamamen yatışması birkaç hafta veya daha uzun sürebilir. Eşlik eden deri enfeksiyonları varsa ayrıca tedavi gerekebilir. Ayrıca ev ortamında pire yumurtaları ve larvaları bulunabileceği için tam kontrol birkaç ay sürebilir. Bu süreçte parazit korumasının aksatılmaması çok önemlidir.

Uyuzda: Uygun tedaviye başlandıktan sonra kaşıntı genellikle birkaç hafta içinde azalmaya başlar. Tedavinin, veteriner hekimin belirlediği süre boyunca tamamlanması gerekir.

Deri enfeksiyonlarında: Bakteriyel ve maya enfeksiyonlarının tedavisi genellikle birkaç hafta sürer. Tedavinin, belirtiler kaybolsa bile veteriner hekimin belirlediği süre boyunca sürdürülmesi, enfeksiyonun tekrarlamasını önlemeye yardımcı olur.

Besin alerjisinde: Eliminasyon diyetine başlandıktan sonra kaşıntının azalması haftalar alabilir. Bu nedenle diyet genellikle en az 8 hafta uygulanır. Sorunlu besinler belirlendikten sonra bu besinlerden kaçınıldığı sürece kaşıntı kontrol altında kalabilir.

Atopik dermatitte: Atopik dermatit genellikle ömür boyu süren bir durumdur. Kaşıntı tamamen ortadan kalkmayabilir, ancak doğru tedavi ve bakımla uzun süre kontrol altında tutulabilir. Belirtiler mevsimlere göre artıp azalabilir.

Kuru cilde bağlı kaşıntıda: Banyo sıklığının ve şampuanın düzenlenmesiyle genellikle birkaç hafta içinde düzelme görülür.

Kaşıntı beklenen süre içinde azalmıyorsa ya da tedaviye rağmen artıyorsa, veteriner hekime tekrar başvurulmalıdır. Çünkü birden fazla neden aynı anda rol oynuyor olabilir.

Kaşınan Köpeğin Evde Bakımı

Veteriner hekimin önerdiği tedaviye ek olarak, evde yapacağınız bazı düzenlemeler köpeğinizin derisini korumaya ve kaşıntıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.

Banyo Sıklığı ve Şampuan Seçimi

Banyo, doğru yapıldığında deride biriken alerjenlerin, kirin ve fazla yağın uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir. Ancak çok sık banyo ya da uygun olmayan şampuanlar cildi kurutarak kaşıntıyı artırabilir. Banyo sıklığı köpeğin deri durumuna göre değişir ve kaşıntılı köpeklerde veteriner hekimle birlikte belirlenmelidir.

Kaşıntılı ya da hassas ciltli köpeklerde yumuşak içerikli, parfümsüz ya da az parfümlü, köpek cildine uygun şampuanlar tercih edilmelidir. İnsanlar için üretilen şampuanlar köpek cildinin yapısına uygun değildir ve cildi kurutabilir. Köpeğinizin cilt tipine uygun seçenekleri köpek şampuan ve kremleri kategorisinde inceleyebilirsiniz. Deri enfeksiyonu ya da maya enfeksiyonu olan köpeklerde ise veteriner hekim, tedavinin bir parçası olarak özel içerikli şampuanlar önerebilir. Bu şampuanların veteriner hekimin belirttiği sıklıkta ve deride belirtilen süre bekletilerek kullanılması önemlidir.

Banyodan sonra şampuanın tamamen durulandığından ve köpeğin tüylerinin, özellikle de deri kıvrımlarının, kulakların ve parmak aralarının iyice kurulandığından emin olun. Nemli kalan tüyler maya enfeksiyonlarına ve sıcak noktalara zemin hazırlayabilir.

Yürüyüş Sonrası Pati ve Tüy Kontrolü

Yürüyüş dönüşü köpeğinizin patilerini ve tüylerini kontrol etmek, pek çok sorunu erkenden fark etmenizi sağlar. Özellikle bahar ve yaz aylarında ot kılçıklarının parmak aralarına, kulaklara ve tüylere takılıp takılmadığına bakın. Kene olup olmadığını kontrol edin.

Polen mevsiminde, çevresel alerjisi olan köpeklerde yürüyüş sonrası patileri nemli bir bezle silmek ve iyice kurulamak, patilerde biriken alerjenlerin azaltılmasına yardımcı olabilir.

Beslenme ve Deri Sağlığı

Sağlıklı bir deri ve tüy yapısı için dengeli bir beslenme önemlidir. Deri bariyerinin korunmasında yağ asitlerinin, özellikle omega-3 yağ asitlerinin rolü olduğu bilinmektedir. Bazı köpeklerde veteriner hekim, tedavi planının bir parçası olarak deri ve tüy sağlığını destekleyen takviyeler önerebilir.

Bu takviyeler kaşıntının nedenini tedavi etmez ve etkileri genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Bu nedenle tek başına bir çözüm olarak değil, veteriner hekimin önerdiği tedavinin destekleyici bir parçası olarak düşünülmelidir. Bu amaçla kullanılabilecek ürünleri tüy ve deri sağlık ürünleri kategorisinde bulabilirsiniz. Besin alerjisi şüphesi olan ya da eliminasyon diyeti uygulanan köpeklerde, takviyelerin içeriği diyetin sonucunu etkileyebileceğinden, herhangi bir takviyeye başlamadan önce mutlaka veteriner hekime danışılmalıdır.

Kullanılmaması Gereken Ev Yöntemleri

İnternette köpeklerde kaşıntıyı gidermek için önerilen bazı ev yöntemleri, köpeğin derisine zarar verebilir ya da zehirlenmeye yol açabilir. Aşağıdakilerden kaçınılmalıdır:

  • Çay ağacı yağı ve diğer uçucu yağlar: Bazı uçucu yağlar köpekler için zehirlidir. Deriye sürüldüğünde ya da köpek tarafından yalandığında ciddi sorunlara yol açabilir.
  • Sirke ve elma sirkesi: Açık yaralara ya da tahriş olmuş deriye sürüldüğünde yanma ve tahrişe neden olabilir.
  • Alkol ve kolonya: Deriyi kurutur, açık yaralarda yanmaya yol açar.
  • İnsanlar için üretilen kaşıntı kremleri ve merhemler: Bazı kremler köpek tarafından yalandığında zararlı olabilir. Örneğin çinko içeren bazı kremler köpekler için zehirli olabilir.
  • İnsan şampuanları ve sabunlar: Köpek cildinin yapısına uygun değildir ve cildi kurutabilir.
  • Kedi için üretilmiş ya da başka bir köpek için reçete edilmiş ilaçlar: Doz ve içerik farklılıkları nedeniyle zararlı olabilir.
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır
Köpekler Neden Sürekli Kaşınır

Köpeklerde Kaşıntı Nasıl Önlenir?

Kaşıntının bazı nedenlerini tamamen önlemek mümkün olmasa da, kaşıntıya yol açan sorunların büyük bir kısmının riskini azaltmak için yapabileceğiniz birçok şey vardır.

Düzenli Parazit Koruması

Pireler ve diğer dış parazitler, köpeklerde kaşıntının en sık ve en kolay önlenebilir nedenleri arasındadır. Bu nedenle veteriner hekiminizin önerdiği parazit koruma programını yıl boyu, aksatmadan uygulamak, kaşıntıyı önlemenin en etkili yollarından biridir. Pirelerin yalnızca yaz aylarında değil, kaloriferli evlerde kış aylarında da yaşamlarını sürdürebileceğini unutmayın.

Evde birden fazla köpek ya da kedi varsa, hepsinin aynı anda korunması önemlidir. Korunmayan tek bir köpek ya da kedi, pirelerin evde yaşamaya devam etmesine yol açabilir. Pirelerin yaşam döngüsünü, evden nasıl temizleneceğini ve korunma yöntemlerini köpeklerde pire problemi rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık.

Yatak ve Ev Ortamının Temizliği

Pire yumurtaları, larvaları ve ev tozu akarları gibi alerjenler, köpeğin en çok vakit geçirdiği yerlerde, yani yatağında, battaniyelerinde, halılarda ve koltuklarda birikir. Bu nedenle köpeğin yatağının ve yaşam alanının düzenli olarak temizlenmesi, hem pire kontrolüne hem de alerjen yükünün azaltılmasına yardımcı olur.

Köpeğinizin yatağını ve battaniyelerini düzenli aralıklarla sıcak suyla yıkamak, halıları ve koltukları sık sık süpürmek ve süpürge torbasını hemen boşaltmak iyi bir alışkanlıktır. Kılıfı çıkarılıp makinede yıkanabilen yataklar bu temizliği kolaylaştırır. Kolay temizlenebilen modelleri köpek yatakları kategorisinde bulabilirsiniz. Yatak seçimi tek başına kaşıntıyı önlemez, ancak düzenli temizlenen bir yatak ev içi hijyenin önemli bir parçasıdır.

Düzenli Tüy Bakımı ve Kontroller

Düzenli tarama, ölü tüylerin ve kirin uzaklaştırılmasını sağlar, keçeleşmeyi önler ve deriyi yakından kontrol etmenize fırsat verir. Tarama sırasında deride kızarıklık, kabuklanma, pire dışkısı, kene ya da şişlik olup olmadığına bakın. Erken fark edilen sorunlar genellikle daha kolay tedavi edilir.

Uzun tüylü ve keçeleşmeye yatkın köpeklerde düzenli kuaför bakımı, deri kıvrımlı ırklarda ise kıvrım aralarının düzenli olarak temizlenip kurulanması önemlidir. Yılda en az bir kez yapılan genel veteriner kontrolleri de deri ve kulak sorunlarının erken fark edilmesine yardımcı olur.

Veterinere Gitmeden Önce Kontrol Listesi

Kaşıntı şikâyetiyle veteriner randevusu aldıysanız, aşağıdaki bilgileri önceden hazırlamak teşhis sürecini hızlandırabilir:

  • ☐ Kaşıntının ilk ne zaman başladığı
  • ☐ Kaşıntının mevsimsel olup olmadığı, yılın belirli dönemlerinde artıp artmadığı
  • ☐ Köpeğin en çok hangi bölgelerini kaşıdığı, yaladığı ya da ısırdığı
  • ☐ Deride kızarıklık, kabuklanma, tüy dökülmesi ya da koku olup olmadığı
  • ☐ Kullanılan parazit koruma ürünü ve en son uygulama tarihi
  • ☐ Köpeğin yediği mama, ödül mamaları ve sofra artıkları
  • ☐ Son dönemde mama, şampuan ya da temizlik ürünü değişikliği yapılıp yapılmadığı
  • ☐ Evdeki diğer köpeklerde, kedilerde ya da insanlarda kaşıntı olup olmadığı
  • ☐ Kaşıntının gece uykusunu bozup bozmadığı
  • ☐ Sindirim sorunları, kulak sorunları ya da göz akıntısı gibi eşlik eden belirtiler
  • ☐ Daha önce uygulanan tedaviler ve sonuçları
  • ☐ Lezyonların zaman içindeki değişimini gösteren fotoğraflar

Sık Sorulan Sorular (SSS)

1. Köpeğim sürekli kaşınıyor ama pire yok, neden?

Köpeğinizin üzerinde pire görmemeniz, pirelerin kaşıntıda rolü olmadığı anlamına gelmez. Pire ısırığı alerjisi olan köpeklerde tek bir pire ısırığı bile yoğun kaşıntıyı tetikleyebilir ve köpek yalanarak pireleri uzaklaştırabilir. Bunun yanı sıra çevresel alerjiler, besin alerjisi, akarlar, deri enfeksiyonları ve kuru cilt de kaşıntıya yol açabilir. Kaşıntının nedenini belirlemek için veteriner hekime başvurmak gerekir.

2. Köpeklerde kaşıntı insana bulaşır mı?

Her kaşıntı bulaşıcı değildir. Alerjiler, kuru cilt ve bakteriyel deri enfeksiyonlarının çoğu insanlara bulaşmaz. Ancak sarkoptik uyuz, yürüyen kepek akarı ve bazı mantar enfeksiyonları gibi bazı nedenlerin insanlara bulaşma potansiyeli vardır. Köpeğinizle yakın temasta olan kişilerde de kaşıntılı lezyonlar ortaya çıkarsa, hem köpeğiniz için veteriner hekime hem de kendiniz için bir hekime başvurun.

3. Köpeğim neden sürekli patilerini yalıyor?

Sürekli pati yalama, çevresel alerjilerin ve besin alerjisinin sık görülen bir belirtisidir. Parmak aralarında maya ya da bakteri enfeksiyonu, batan bir ot kılçığı, patide yara, tırnak sorunları, eklem ağrısı ya da can sıkıntısı da pati yalamaya yol açabilir. Tek bir patinin sürekli yalanması yerel bir soruna işaret edebilir. Pati yalama birkaç günden uzun sürüyorsa veteriner hekime danışın.

4. İnsanlar için üretilen kaşıntı kremleri köpeğe sürülebilir mi?

Veteriner hekim önerisi olmadan sürülmemelidir. Köpekler sürülen kremleri yalayarak yutabilir ve bazı kremlerdeki maddeler köpekler için zararlı olabilir. Ayrıca bu kremler kaşıntının nedenini tedavi etmez ve bazı durumlarda tabloyu gizleyerek teşhisi zorlaştırabilir.

5. Köpeği sık yıkamak kaşıntıya neden olur mu?

Çok sık banyo ve uygun olmayan şampuanlar, deriyi koruyan doğal yağları azaltarak cildi kurutabilir ve kaşıntıyı artırabilir. Ancak bazı deri hastalıklarında veteriner hekim tedavi amacıyla daha sık banyo önerebilir. Banyo sıklığı, köpeğin deri durumuna ve kullanılan şampuana göre veteriner hekimle birlikte belirlenmelidir.

6. Köpeklerde kaşıntı mevsime göre artar mı?

Evet, bazı köpeklerde artabilir. Polene bağlı çevresel alerjilerde kaşıntı genellikle bahar ve yaz aylarında artar. Pireler de sıcak aylarda daha aktif olsa da kaloriferli evlerde kış aylarında da yaşamlarını sürdürebilir. Kış aylarında ise kuru hava ve kalorifer, cildi kurutarak kaşıntıya yol açabilir. Besin alerjisinde ise kaşıntı genellikle mevsimden bağımsızdır.

7. Köpeğim neden geceleri daha çok kaşınıyor?

Gece saatlerinde ortam sessizleşir ve köpeğin dikkatini dağıtacak uyaranlar azalır. Bu nedenle köpekler kaşıntıyı daha çok fark eder ve daha çok kaşınır. Kaşıntının uykuyu bölecek kadar yoğun olması, kaşıntının ciddi boyutta olduğunun bir işaretidir ve veteriner hekim tarafından değerlendirilmelidir.

8. Mama değiştirmek kaşıntıyı geçirir mi?

Mama değiştirmek kaşıntıyı her zaman geçirmez. Kaşıntının nedeni besin alerjisi değilse mama değişikliği bir fayda sağlamaz. Besin alerjisi olan köpeklerde ise farklı bir mamaya geçmek, köpeğin alerjik olduğu bileşeni başka bir biçimde yeniden almasına yol açabilir. Besin alerjisinin tanısı, veteriner hekim gözetiminde uygulanan eliminasyon diyeti ve ardından kontrollü besin provokasyonuyla konur.

9. Yavru köpeklerin kaşınması normal mi?

Yavru köpekler de zaman zaman kaşınabilir. Ancak yoğun ya da sürekli kaşıntı normal kabul edilmemelidir. Yavru köpeklerde pireler, kulak akarları, sarkoptik uyuz ve demodeks gibi parazitler sık görülür. Yeni sahiplendiğiniz bir yavruda kaşıntı varsa, ilk veteriner kontrolünde bu durumu mutlaka belirtin. Yavrular için uygun parazit koruma programını veteriner hekiminizle birlikte planlayın.

10. Köpeğim kaşınarak yara açtı, ne yapmalıyım?

Köpeğinizin yaralı bölgeyi kaşımasını, yalamasını ve ısırmasını engellemek ilk adımdır. Bunun için koruyucu yakalık kullanılabilir. Yaraya veteriner hekim önerisi olmadan krem, merhem, alkol ya da ev yöntemleri uygulamayın. Yara hızla büyüyorsa, nemli ve kötü kokuluysa, köpeğiniz halsizse ya da iştahsızsa vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurun. Yaranın tedavisinin yanı sıra kaşıntının nedeninin de araştırılması gerekir.